Çene kemiği erimesi

Protetik Diş Tedavisi
Halk arasında: alveoler kemik rezorpsiyonu, çene kemik atrofisi

Çene kemiği erimesi, diş kaybı sonrası görülen kemik hacmi azalmasıdır. Diş eti hastalıkları, osteoporoz ve bazı ilaçlar risk faktörleri arasındadır. Belirtileri protez uyumsuzluğu, yüzde çökme ve çiğneme güçlüğü olabilir. Tanıda röntgen ve tomografi kullanılır. Tedavide kemik grefti, implant ve protez düzenlemeleri uygulanır. Erken teşhis ve iyi ağız bakımı çene kemiği erimesini önlemede etkilidir. Protez kullananlarda ve ileri yaşta daha sık görülür.

Çene Kemiği Erimesi Nedir?

Çene kemiği erimesi, çene kemiklerinde (alt çene ve üst çene) kemik dokusunun kaybolması, incelmesi veya ölmesiyle ortaya çıkan durumların genel adıdır. Bu terim farklı nedenlere bağlı birkaç ayrı tabloyu kapsar:

  • Diş kaybı sonrası çene kemiği erimesi (alveolar kemik rezorpsiyonu): En sık görülen türdür. Dişlerin çekilmesi veya kaybedilmesinden sonra, dişleri taşıyan kemik bölümünün zamanla erimesidir.
  • Diş eti hastalığına (periodontitis) bağlı kemik kaybı: Dişleri çevreleyen dokuların kronik iltihabı sonucu dişleri destekleyen kemiğin erimesi.
  • İlaca bağlı çene kemiği nekrozu (MRONJ): Kemik erimesi ve bazı kanser tedavilerinde kullanılan ilaçlara bağlı olarak çene kemiğinin bir bölümünün ölmesi ve ağız içinde açığa çıkması. Ciddi ve tedavisi zor bir durumdur.
  • Osteoradyonekroz: Baş-boyun bölgesine uygulanan radyoterapi sonrası çene kemiğinde gelişen kemik ölümü.
  • Diğer nedenler: Kemik enfeksiyonu (osteomiyelit), kistler, tümörler ve bazı sistemik hastalıklar.

Bu sayfada en sık görülen ve en önemli türler ele alınmaktadır.

Diş Kaybı Sonrası Çene Kemiği Erimesi

Çene kemiğinin dişleri taşıyan bölümü (alveolar kemik), dişlerin çiğneme sırasında ilettiği kuvvetlerle uyarılarak sağlığını korur. Bir diş çekildiğinde bu uyarı ortadan kalkar ve kemik zamanla erimeye başlar. Kemik kaybı özellikle diş çekiminden sonraki ilk aylarda hızlıdır; ilk yıl içinde kemiğin genişliğinin önemli bir kısmı kaybedilebilir ve erime yıllar içinde devam eder.

Sonuçları

  • İmplant yapılması için yeterli kemiğin kalmaması
  • Takma dişlerin (protez) oturmaması, sallanması ve yara yapması
  • Komşu dişlerin boşluğa doğru kayması, karşı çenedeki dişlerin uzaması ve kapanış bozukluğu
  • Yüz görünümünde değişiklik: Dudakların içe çökmesi, ağız çevresinde kırışıklıklar, alt yüz yüksekliğinin azalması ve yaşlı görünüm
  • Çok ileri alt çene erimelerinde kemiğin incelmesi ve kırılma riskinde artış
  • Çiğneme ve konuşma güçlüğü

Risk Faktörleri

  • Uzun süre dişsiz kalma ve eksik dişlerin yerine konmaması
  • Uygun oturmayan, eski takma dişler
  • Diş eti hastalıkları
  • Osteoporoz (kemik erimesi)
  • Sigara kullanımı
  • Kontrolsüz diyabet
  • İleri yaş ve menopoz

Diş Eti Hastalığına (Periodontitis) Bağlı Kemik Kaybı

Bakteri plağının ve diş taşının diş eti çizgisinde birikmesi önce diş eti iltihabına (gingivit), tedavi edilmezse dişleri çevreleyen bağ dokusu ve kemiğin yıkıldığı periodontitise yol açar. Erişkinlerde diş kaybının en önemli nedenlerinden biridir.

Belirtileri

  • Diş fırçalarken diş eti kanaması
  • Diş etlerinde kızarıklık, şişlik ve hassasiyet
  • Diş eti çekilmesi; dişlerin uzamış görünmesi
  • Ağız kokusu ve ağızda kötü tat
  • Dişlerde sallanma, aralanma ve yer değiştirme
  • Diş eti ile diş arasında iltihap ve irin
  • Çiğnerken ağrı

Risk Faktörleri

Yetersiz ağız hijyeni, sigara (en önemli risk faktörlerinden biri), diyabet, genetik yatkınlık, stres, gebelik, bağışıklık sistemi zayıflığı ve bazı ilaçlar.

İlaca Bağlı Çene Kemiği Nekrozu (MRONJ)

İlaca bağlı çene kemiği nekrozu, kemik yıkımını azaltan (antirezorptif) veya damar oluşumunu engelleyen (antianjiyojenik) ilaçları kullanan veya kullanmış kişilerde, ağız içinde 8 haftadan uzun süre iyileşmeyen, açıkta kalmış ölü çene kemiği bulunması durumudur. Hastaların çoğunda daha önce bu ilaçları kullanmış olma ve baş-boyun bölgesine radyoterapi almamış olma koşulu aranır.

İlişkili İlaçlar

  • Bisfosfonatlar: Alendronat, risedronat, ibandronat (osteoporoz tedavisinde ağızdan); zoledronik asit (damardan; osteoporoz ve kanser tedavisinde).
  • Denosumab: Osteoporoz ve kansere bağlı kemik tutulumunda deri altı enjeksiyon.
  • Damar oluşumunu engelleyen bazı kanser ilaçları (bevasizumab, sunitinib gibi).

Risk Düzeyi

  • Kanser hastalarında (kemik metastazları, multipl miyelom nedeniyle yüksek doz ve sık damardan bisfosfonat veya denosumab kullananlarda) risk belirgin olarak daha yüksektir.
  • Osteoporoz tedavisi gören hastalarda risk çok düşüktür. Osteoporoz ilaçlarının kırıkları önlemedeki faydası bu küçük riskten çok daha büyüktür; bu nedenle ilaçlar bu kaygıyla kendiliğinden bırakılmamalıdır.
  • Riski artıran durumlar: Diş çekimi ve kemiğe yönelik diğer ağız içi cerrahi işlemler (en önemli tetikleyici), diş eti hastalığı ve diş enfeksiyonları, uygun oturmayan protezler, uzun süreli ilaç kullanımı (osteoporozda genellikle 4 yıldan uzun), kortizon kullanımı, diyabet, sigara ve kemoterapi.

Belirtileri

  • Ağız içinde, diş etinde açığa çıkmış, sarımsı-beyaz renkte kemik
  • Diş çekim yerinin iyileşmemesi
  • Çenede ağrı, şişlik ve hassasiyet
  • Diş etinde iltihap, irin ve fistül
  • Dişlerde açıklanamayan sallanma
  • Alt dudakta ve çenede uyuşma veya ağırlık hissi
  • Kötü koku
  • Erken dönemde belirti olmayabilir

Osteoradyonekroz

Baş-boyun kanserleri nedeniyle radyoterapi alan hastalarda, ışın alan çene kemiğinin kan dolaşımı ve iyileşme kapasitesi azalır. Diş çekimi veya travma sonrası kemik iyileşemez ve ölür. Radyoterapiden yıllar sonra bile görülebilir. Bu nedenle radyoterapi öncesinde kapsamlı diş muayenesi yapılması, kurtarılamayacak dişlerin tedaviden önce çekilmesi ve ömür boyu iyi ağız bakımı gerekir.

Tanı Nasıl Konur?

  • Ağız ve diş muayenesi: Dişler, diş etleri, açıkta kalmış kemik alanları, protezlerin uyumu değerlendirilir; diş eti cep derinlikleri ölçülür.
  • Ayrıntılı öykü: Kullanılan ilaçlar (özellikle osteoporoz ve kanser ilaçları), radyoterapi öyküsü, sigara, diyabet ve diğer hastalıklar.
  • Diş röntgenleri ve panoramik röntgen: Kemik kaybının derecesini ve dağılımını gösterir.
  • Konik ışınlı bilgisayarlı tomografi (KIBT/CBCT): Çene kemiğinin üç boyutlu görüntülenmesi; implant planlaması ve kemik nekrozunun yaygınlığının belirlenmesi için.
  • MR ve diğer görüntülemeler: Seçilmiş durumlarda.
  • Biyopsi: Kanser yayılımı veya başka bir hastalık şüphesinde.
  • Kemik yoğunluğu ölçümü (DEXA): Osteoporoz değerlendirmesi için.

Tedavi Seçenekleri

Diş Kaybı Sonrası Kemik Erimesinde

  • Kemik koruma (soket prezervasyonu): Diş çekimi sırasında çekim boşluğuna kemik grefti yerleştirilerek kemik kaybının azaltılması.
  • Kemik grefti (kemik tozu) uygulamaları: Hastanın kendi kemiği (genellikle çeneden veya kalçadan), insan veya hayvan kaynaklı ya da yapay kemik greftleriyle kemik hacminin artırılması.
  • Yönlendirilmiş kemik rejenerasyonu: Greftin üzerine yerleştirilen özel zarlarla kemik oluşumunun desteklenmesi.
  • Sinüs tabanı yükseltme (sinüs lifting): Üst çenenin arka bölgesinde, implant için yeterli kemik yüksekliği sağlamak amacıyla.
  • Diş implantları: Kaybedilen dişlerin yerine konulan implantlar, çene kemiğine yük ileterek kemik erimesini yavaşlatabilir. Kemik yetersizse önce kemik artırma işlemleri yapılır. Çok ileri erimelerde zigomatik (elmacık kemiği) implantlar gibi özel yöntemler kullanılabilir.
  • İmplant destekli protezler: Takma dişlerin daha sağlam oturmasını sağlar.
  • Uygun oturan protezler: Eski protezlerin düzenli kontrolü ve yenilenmesi.

Periodontitiste

  • Profesyonel diş taşı temizliği ve kök yüzeyi düzleştirme
  • Gerekli durumlarda antibiyotik tedavisi
  • Periodontal cerrahi ve kemik yenileme (rejeneratif) tedavileri
  • Düzenli destekleyici periodontal tedavi ve kontroller
  • Sigaranın bırakılması ve diyabet kontrolü

İlaca Bağlı Çene Kemiği Nekrozunda

  • Erken evrelerde: Antiseptik ağız gargaraları (klorheksidin), ağrı kesiciler, enfeksiyon varsa antibiyotikler ve düzenli kontroller.
  • İleri evrelerde: Ölü kemik dokusunun cerrahi olarak temizlenmesi veya çıkarılması; gerekli durumlarda çene kemiğinin bir bölümünün çıkarılması ve rekonstrüksiyonu.
  • İlaca devam edilip edilmeyeceği, ilacı yazan hekim ile ağız-diş-çene cerrahının birlikte vereceği bir karardır.
  • Bazı merkezlerde trombositten zengin fibrin, teriparatid gibi destekleyici tedaviler kullanılabilir.

Osteoradyonekrozda

Antibiyotikler, antiseptik gargaralar, bazı ilaç kombinasyonları (pentoksifilin ve tokoferol), hiperbarik oksijen tedavisi (seçilmiş durumlarda) ve ileri olgularda cerrahi tedavi uygulanır.

Korunma Yolları

  • İyi ağız hijyeni: Günde iki kez florürlü diş macunuyla fırçalama, diş ipi ve ara yüz fırçası kullanma.
  • Düzenli diş hekimi kontrolleri (6 ayda bir) ve profesyonel diş temizliği.
  • Eksik dişlerin zamanında yerine konması.
  • Sigarayı bırakmak.
  • Diyabeti kontrol altında tutmak.
  • Kemik sağlığı: Yeterli kalsiyum ve D vitamini, düzenli egzersiz, osteoporozun tedavisi.
  • Osteoporoz veya kanser nedeniyle kemik ilacı başlanacaksa: Tedavi başlamadan önce kapsamlı diş muayenesi yaptırın; gerekli diş çekimleri ve tedaviler mümkünse ilaç başlanmadan önce tamamlanmalıdır. Tedavi süresince diş hekiminize kullandığınız ilaçları mutlaka bildirin ve ağız bakımınıza özen gösterin.
  • Radyoterapi öncesi: Baş-boyun bölgesine radyoterapi alacak hastalar tedavi öncesinde mutlaka diş hekimi değerlendirmesinden geçmelidir.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Diş eti kanaması, diş etlerinde çekilme, dişlerde sallanma, ağız kokusu, takma dişlerinizin oturmaması veya yara yapması, diş çekim yerinin iyileşmemesi durumunda diş hekiminize başvurun. Osteoporoz veya kanser nedeniyle kemik ilacı kullanıyorsanız ya da baş-boyun bölgesine radyoterapi aldıysanız, ağzınızda açıkta kemik, iyileşmeyen yara, çenede ağrı, şişlik veya uyuşma fark ettiğinizde vakit kaybetmeden ağız, diş ve çene cerrahisi uzmanına başvurun.

Acil durum: Çene ve yüzde hızla artan şişlik, yüksek ateş, ağzı açmada güçlük, yutma veya nefes almada zorluk, boyunda şişlik ya da çeneye darbe sonrası şiddetli ağrı ve dişlerin kapanmasında ani değişiklik (çene kırığı) varsa beklemeden acil servise başvurun.

Çene kemiği erimesi diş hekimleri ve ağız, diş ve çene cerrahisi uzmanları tarafından tanı alır ve tedavi edilir. Diş eti hastalıklarında periodontoloji, protez ve implant üst yapılarında protetik diş tedavisi, ilaca bağlı nekrozda ilacı yazan endokrinoloji, tıbbi onkoloji veya hematoloji uzmanları, osteoradyonekrozda radyasyon onkolojisi ve sualtı hekimliği ve hiperbarik tıp uzmanları sürece katılır.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; teşhis ve tedavi için mutlaka bir hekime başvurunuz.

Sık Sorulan Sorular

Çene kemiği erimesi ağrı yapar mı?

Başlangıçta ağrı yapmaz, ancak ileri derecede erime ve protez basısı ile ağrı, hassasiyet veya yara oluşabilir. Ağrı genellikle çiğneme veya protez kullanımı sırasında ortaya çıkar.

Çene kemiği erimesi nasıl önlenir?

Diş kaybından hemen sonra eksik dişin implant veya köprü ile giderilmesi en etkili önlemdir. Düzenli diş hekimi kontrolleri, sigara bırakma, kalsiyum ve D vitamini açısından zengin beslenme de çene kemiği erimesini yavaşlatır.

Diş implantı için çene kemiği erimesi engel midir?

Yeterli kemik hacmi olmadığında implant uygulanamayabilir; ancak kemik grefti, sinüs lifting gibi prosedürlerle kemik artırılabilir. Bu işlemlerden sonra implant yapılması mümkündür.

Çene kemiği erimesi geri dönebilir mi?

Oluşan kemik kaybı kendiliğinden geri gelmez, ancak uygun tedavi ve implant uygulamaları ile kemiğin yeniden yapılanması desteklenir. Tedavi edilmezse erime devam eder.

Hangi görüntüleme yöntemleri kullanılır?

Teşhis için genellikle panoramik röntgen yeterlidir, ileri değerlendirme için konik ışınlı bilgisayarlı tomografi (KIBT) kullanılır. KIBT, kemik hacmini ve kalitesini üç boyutlu göstererek tedavi planlamasını kolaylaştırır.

Çene kemiği erimesi ile ilgili sorunuz mu var?

Kendi durumunuzu yazın, Çene kemiği erimesi ile ilgilenen uzman doktorlara ücretsiz iletelim; yanıtı e-postanıza gelsin.

Bu konuda kendi sorumu sor →