Devam etmek için seçim yapın

👤 Kullanıcı
Doktorlara soru sorun, sağlık kayıtlarınızı yönetin.
Doktor / Uzman mısınız?
🩺 Doktor / Uzman
Profilinizi yönetin, gelen soruları yanıtlayın.

Uzman doktorlara soru sorun

Yanıtlanmış soruları arayın veya kendi sorunuzu uzman doktorlara iletin. Ücretsiz, anonim.

Yeni Soru Sor
48 yanıtlanmış soru
Kardiyoloji ✓ Yanıtlandı
Hasta, 1.5 yıl önce metal aort kapağı takıldıktan sonra rutin INR takibinde son 3-4 aydır değerlerinin sürekli 1-1.2 arasında seyrettiğini (hedef 2-2.5) belirtiyor. Warfarin dozunda, beslenme alışkanlıklarında, yeni ilaç kullanımında, ishal/kusma/ateş gibi durumlarda değişiklik olmadığını ifade ediyor. Ek olarak çarpıntı, göğüs ağrısı ve morarma şikayetleri mevcut. INR düşüklüğünün nedeni araştırılmalı. ── Hastanın Yanıtları ── • INR değeriniz son 3-4 ayda kaç kez ölçüldü ve ölçümlerin hepsi mi 1-1.2 aralığındaydı?: Evet, hepsi bu aralıkta • Kullandığınız kan sulandırıcı ilacın (Coumadin/Warfarin) dozunda son 3-4 ayda herhangi bir değişiklik yapıldı mı?: Hayır, aynı doz devam ediyor • Son 3-4 ayda yeni bir ilaç (ağrı kesici, antibiyotik, mide ilacı, bitkisel ürün vb.) kullanmaya başladınız mı?: Hayır, kullanmadım • Beslenme alışkanlığınızda son aylarda belirgin bir değişiklik oldu mu? (Örn: Koyu yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, ıspanak, karaciğer gibi K vitamini içeren gıdaları daha az veya daha çok tüketmek): Hayır, aynı şekilde besleniyorum • Son 3-4 ayda ishal, kusma, uzun süreli ateş ya da herhangi bir enfeksiyon geçirdiniz mi?: Hayır, geçirmedim • INR düşüklüğü dışında herhangi bir şikayetiniz var mı? (Örn: nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, bacakta şişlik, morarma, kanama): Çarpıntı göğüs ağrısı morarma ── Hasta Bilgileri ── 28 yaşında, kadın, 164 cm, 72 kg, orta düzey hareketli, sigara kullanmıyor, alkol kullanmıyor
Bu senaryoda, neden INR'nin 3-4 aydır 1.0-1.2'de kaldığını araştırmak gerekir. Özellikle mekanik aort kapağı olan bir hastada bu kadar uzun süre terapötik aralığın altında kalmak kapak trombozu açısından ciddi risk oluşturur. Bazı noktalar dikkat çekiyor: • Mekanik aort kapak sonrası hedef INR genellikle kapak tipi ve ek risk faktörlerine göre yaklaşık 2.0-3.0 veya bazı durumlarda 2.5-3.5 aralığındadır. • INR'nin 1.0-1.2 olması pratik olarak warfarin almayan bir kişinin INR'sine yakındır. Bu durumda akla gelenler: 1. Uyum sorunu / emilim sorunu o Hasta doz değiştirmediğini söylüyor ancak...
Dermatoloji ✓ Yanıtlandı
Hasta, boğaz bölgesinde doğuştan var olan bir ben için lazer veya dondurma (kriyoterapi) gibi estetik veya medikal alım işlemlerini sorgulamaktadır. Bende son zamanlarda renk, şekil veya boyut değişikliği olmadığı gibi kaşıntı, kanama veya kabuklanma gibi belirtiler de bulunmamaktadır. Hasta daha önce bu ben için bir doktora başvurmuştur. ── Hastanın Yanıtları ── • Lazer veya dondurma işlemi için hangi bölgenizdeki beni düşünüyorsunuz?: Boğaz kısmı • Bu ben ne zamandan beri var? Doğuştan mı yoksa sonradan mı çıktı?: Doğuştan • Bende son zamanlarda renk, şekil veya boyut değişikliği fark ettiniz mi?: Hayır • Bende kaşıntı, kanama veya kabuklanma gibi belirtiler var mı?: Hayır • Daha önce bu ben için herhangi bir doktora başvurdunuz mu?: Evet ── Hasta Bilgileri ── 21 yaşında, erkek, 186 cm, 65 kg, hareketsiz, sigara kullanmıyor, alkol kullanmıyor
Uzm. Dr. Göknur Tarım yanıtladı
Merhaba, öncelikle sorunuzu detaylı bir şekilde paylaştığınız için teşekkür ederim. Boğaz bölgesindeki doğuştan bir ben için lazer veya kriyoterapi (dondurma) gibi yöntemleri düşünüyorsunuz. Verdiğiniz bilgilere göre, bende herhangi bir renk, şekil, boyut değişikliği ya da kaşıntı, kanama gibi şikayetler olmaması olumlu bir durum. Ancak, doğuştan var olan benlerin bazı türleri (örneğin konjenital nevüsler) ileride risk oluşturabileceği için, bu tür işlemler öncesinde mutlaka bir dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir. Lazer veya dondurma, bazı ben türlerinde önerilmez çünkü be...
Dermatoloji ✓ Yanıtlandı
Hasta, kafa derisinin tamamında yavaş yavaş ilerleyen saç dökülmesi şikayetiyle başvuruyor. Daha önce alopesi tanısı konulmuş ve bir yılı aşkın süredir krem, losyon ve ilaç tedavileri uygulanmasına rağmen belirgin bir iyileşme olmamış. Dökülen bölgelerde kaşıntı, kızarıklık, pullanma gibi ek bulgular yok. Ailede benzer saç dökülmesi öyküsü bulunmuyor. Hasta, mevcut tedavilere yanıt alamamış. ── Hastanın Yanıtları ── • Saç dökülmeniz hangi bölgelerde yoğunlaşıyor? (Örn: tepe, ön kısım, tüm kafa derisi, kaş/kirpik gibi vücudun başka bölgeleri de var mı?): Kafa derisinin tamamında • Daha önce hangi tedavileri uyguladınız? (İlaç, krem, losyon, lazer vb.): Krem ilca losyon • Saç dökülmeniz aniden mi başladı yoksa yavaş yavaş mı ilerledi?: Yavaş yavaş ilerledi • Dökülen bölgelerde kaşıntı, kızarıklık, pullanma veya kabuklanma var mı?: Hayır • Ailenizde (anne, baba, kardeş) benzer saç dökülmesi öyküsü var mı?: Hayır
Uzm. Dr. Göknur Tarım yanıtladı
Merhaba, öncelikle yaşadığınız bu durumun sizi ne kadar zorladığını anlıyorum. Bir yılı aşkın süredir tedaviye rağmen yanıt alamamak gerçekten yıpratıcı olabilir. Verdiğiniz bilgiler doğrultusunda, saç dökülmenizin tüm kafa derisini etkilemesi, yavaş ilerlemesi ve ek cilt bulgularının (kaşıntı, kızarıklık) olmaması, durumun klasik bir erkek tipi saç dökülmesinden (androjenetik alopesi) farklı olabileceğini düşündürüyor. Bu tablo, bazen "diffüz alopesi" olarak adlandırılan ve altta yatan farklı nedenlerden (örneğin demir eksikliği, tiroid hormon bozuklukları, vitamin eksiklikleri veya otoimmün...
Göz Hastalıkları ✓ Yanıtlandı
48 yaşında, geçmişte baypas ameliyatı olmuş erkek hasta. Bir yıl önce sıcak havada tansiyon yükselmesi sonrası göz ve kalp etkilenmiş. Göz doktoru tarafından göz tansiyonu teşhisi konulmuş ve damla tedavisi başlanmış. Damla ile 2-3 metre önünü bulanık görebiliyor. Bulanık görme bir aydan uzun süredir devam ediyor. Damlayı düzenli kullanıyor. Gözde ağrı, kızarıklık veya ışığa hassasiyet yok. Katarakt veya sarı nokta gibi başka bir göz hastalığı teşhisi yok. Tansiyon değerleri bilinmiyor. Hasta, göz tansiyonunun ameliyat veya başka bir tedavi yöntemi olup olmadığını sorguluyor. ── Hastanın Yanıtları ── • Babanızın bulanık görme şikayeti ne zamandır devam ediyor?: Bir aydan uzun süredir • Göz tansiyonu için kullandığı damlayı düzenli olarak kullanıyor mu?: Evet, düzenli kullanıyor • Bulanık görmeye ek olarak gözde ağrı, kızarıklık veya ışığa hassasiyet var mı?: Hayır • Babanızın tansiyon değerleri genelde kaç civarında seyrediyor?: Bilmiyorum • Daha önce başka bir göz hastalığı (katarakt, sarı nokta vb.) teşhisi konuldu mu?: Hayır ── Hasta Bilgileri ── erkek
Geçmişte olduğunuz baypas ameliyatı ve göz tansiyonu tanısı, göz sağlığınızın yanı sıra genel damar sağlığınızla da yakından ilişkilidir. Bir aydan uzun süredir bulanık görmenizin nedeni bir çok sebepten kaynaklanabilir. Bulanık görmesinin tansiyon yüksekliğinden kaynaklandığı düşünülen hastalarda ilaç tedavisi sonrası kontrol muayeneleri yapılarak hem ilaç etkinliği (yani göz tansiyonun normal değerlere gelip gelmediği) hem de var olan görüş problemlerinin düzelip düzelmediği kontrol edilir. Göz tansiyonu tedavisinde damlalar ilk basamak olsa da, yan etkiler veya yetersiz yanıt durumunda...
Göz Hastalıkları ✓ Yanıtlandı
48 yaşında, geçmişte baypas ameliyatı olmuş erkek hasta. Bir yıl önce sıcak havada tansiyon yükselmesi sonrası göz ve kalp etkilenmiş. Göz doktoru tarafından göz tansiyonu teşhisi konulmuş ve damla tedavisi başlanmış. Damla ile 2-3 metre önünü bulanık görebiliyor. Bulanık görme bir aydan uzun süredir devam ediyor. Damlayı düzenli kullanıyor. Gözde ağrı, kızarıklık veya ışığa hassasiyet yok. Katarakt veya sarı nokta gibi başka bir göz hastalığı teşhisi yok. Tansiyon değerleri bilinmiyor. Hasta, göz tansiyonunun ameliyat veya başka bir tedavi yöntemi olup olmadığını sorguluyor. ── Hastanın Yanıtları ── • Babanızın bulanık görme şikayeti ne zamandır devam ediyor?: Bir aydan uzun süredir • Göz tansiyonu için kullandığı damlayı düzenli olarak kullanıyor mu?: Evet, düzenli kullanıyor • Bulanık görmeye ek olarak gözde ağrı, kızarıklık veya ışığa hassasiyet var mı?: Hayır • Babanızın tansiyon değerleri genelde kaç civarında seyrediyor?: Bilmiyorum • Daha önce başka bir göz hastalığı (katarakt, sarı nokta vb.) teşhisi konuldu mu?: Hayır ── Hasta Bilgileri ── erkek
Geçirmiş olduğunuz baypas ameliyatı ve göz tansiyonu tanısı, göz sağlığınız açısından dikkatle takip edilmesi gereken bir durum. Öncelikle belirteyim ki, göz tansiyonu (glokom) tedavisinde damlalar ilk ve en yaygın yöntemdir. Ancak bir aydan uzun süredir devam eden bulanık görme, göz içi basıncının hâlâ yeterince kontrol altına alınamadığına da işaret edebilir. Bulanık görme, özellikle damla kullanımına rağmen düzelmiyorsa, mutlaka bir göz hekimi tarafından yeniden değerlendirilmelidir. Glokom tedavisinde damlalar yetersiz kaldığında veya tolere edilemediğinde lazer tedavisi (örneğin selek...
Göz Hastalıkları ✓ Yanıtlandı
48 yaşında, geçmişte baypas ameliyatı olmuş erkek hasta. Bir yıl önce sıcak havada tansiyon yükselmesi sonrası göz ve kalp etkilenmiş. Göz doktoru tarafından göz tansiyonu teşhisi konulmuş ve damla tedavisi başlanmış. Damla ile 2-3 metre önünü bulanık görebiliyor. Bulanık görme bir aydan uzun süredir devam ediyor. Damlayı düzenli kullanıyor. Gözde ağrı, kızarıklık veya ışığa hassasiyet yok. Katarakt veya sarı nokta gibi başka bir göz hastalığı teşhisi yok. Tansiyon değerleri bilinmiyor. Hasta, göz tansiyonunun ameliyat veya başka bir tedavi yöntemi olup olmadığını sorguluyor. ── Hastanın Yanıtları ── • Babanızın bulanık görme şikayeti ne zamandır devam ediyor?: Bir aydan uzun süredir • Göz tansiyonu için kullandığı damlayı düzenli olarak kullanıyor mu?: Evet, düzenli kullanıyor • Bulanık görmeye ek olarak gözde ağrı, kızarıklık veya ışığa hassasiyet var mı?: Hayır • Babanızın tansiyon değerleri genelde kaç civarında seyrediyor?: Bilmiyorum • Daha önce başka bir göz hastalığı (katarakt, sarı nokta vb.) teşhisi konuldu mu?: Hayır ── Hasta Bilgileri ── erkek
Op. Dr. Ayşe Çiçek yanıtladı
Merhaba, 0542 297 32 25 numaralı whatsapp hattımızdan iletişime geçebilir ve son3 ay içersinde çekilen göz filmlerinizi iletebilir misiniz?
Kulak Burun Boğaz ✓ Yanıtlandı
Çok horlama şikayetim var. Bu durumda hangi tedavi yöntemlerini önerirsiniz? (Soru soran profili: 40 yaşında erkek, 180 cm, 100 kg, hareketlilik: Az Hareketli)
Prof. Dr. Ethem Şahin yanıtladı
Horlama hastasının mutlaka muayene edilerek cerrahilik bir durum var mı bakılması gerekiyor,burun geniz damak dil kökü ve bademcik büyüklüğü hepsi çok önemli.Buralarda bir sorun varsa yapılacak ameliyattan çok fayda görecektir ve ilk tedavi cerrahi olacaktır..
Kulak Burun Boğaz ✓ Yanıtlandı
Çok horlama şikayetim var. Bu durumda hangi tedavi yöntemlerini önerirsiniz? (Soru soran profili: 40 yaşında erkek, 180 cm, 100 kg, hareketlilik: Az Hareketli)
Op. Dr. Onur Gündoğan yanıtladı
Merhaba. Öncelikle geçmiş olsun. Horlama birden çok bölgenin etkileşimi ile gelişen bir durumdur. Bunun için ayrıntılı kulak burun boğaz muayenesi gerekmektedir. Çok gecikmeden güvendiğiniz bir hekime muayene olmanızı ve doktorunuzun tavsiyelerine uymanızı öneririm. Sağlıklı günler dilerim.
Kulak Burun Boğaz ✓ Yanıtlandı
Çok horlama şikayetim var. Bu durumda hangi tedavi yöntemlerini önerirsiniz? (Soru soran profili: 40 yaşında erkek, 180 cm, 100 kg, hareketlilik: Az Hareketli)
Op. Dr. Sinem Durmaz yanıtladı
Merhaba bu durumda tedavi seçeneklerinden önce tanı konulması gerekiyor. Durum sadece horlamadan ibaret mi yoksa uyku apnesi de eşlik ediyor mu bunun tespit edilmesi gerekir. Bunun tespiti için polisomnografi dediğimiz uyku testinin yapılması gerekiyor. Testten önce de mutlaka bir KBB uzmanı tarafından üst hava yollarında bir tıkanıklık olup olmadığına bakılmalıdır. Muayene ve test sonucuna göre tedavi seçenekleri değişmektedir.
Kulak Burun Boğaz ✓ Yanıtlandı
Çok horlama şikayetim var. Bu durumda hangi tedavi yöntemlerini önerirsiniz? (Soru soran profili: 40 yaşında erkek, 180 cm, 100 kg, hareketlilik: Az Hareketli)
Horlama basit tipte olabildiği gibi uyku apnesiyle birlikte de olabilir. Bunun ayırımında ve apne varsa derecelendirilmesinde uyku testi (polisomnografi) mutlaka yaptırılmalıdır. Bu test horlama tedavisine karar verilmesinde en temel basamaklardan biridir. Bir diğer önemli değerlendirme yöntemi endoskopik hava yolu bakısı ve muayenedir. Uyku endoskopisi de ek fayda sağlar. Yüz kemiklerinin sefalometrik değerlendirilmesi gerekebilir. Vücut kitle indeksi, tiroid veya diğer metabolik bozukluklar açısından değerlendirme mutlaka gerekir. Özet olarak horlamaya yönelik tedaviye karar vermeden önce de...
1 / 5 Sonraki ›