DEHB (dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu) şüphesi ile depresyon tanısı aynı kişide birlikte gündeme geldiğinde, hangi tedavinin önce başlanacağı ve ikinci durumun değerlendirmesinin ertelenip ertelenmediği sık sorulan sorulardandır.

Bu yazıda, çocukluktan beri süren dikkat dağınıklığı ve dürtüsellik şikayetleri olan, muayenede depresyon tanısı konulup antidepresan başlanan kişilerin merak ettiği başlıca noktaları genel bilgi düzeyinde ele alıyoruz. Yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararı mutlaka sizi muayene eden hekime aittir.

DEHB ve depresyon neden birbirine karışır?

Dikkat dağınıklığı, odaklanamama, görevleri sürdürememe ve unutkanlık yalnızca DEHB'nin değil, depresyonun da sık görülen belirtileridir. Depresyonda düşünme yavaşlar, motivasyon düşer, kişi bir işe başlayıp bitirmekte zorlanır. Bu nedenle bu şikayetlerle gelen birinde ilk işin, hangi tablonun öne çıktığını anlamak olması doğaldır.

Öte yandan DEHB'si olan kişilerde depresyon ve anksiyete bozuklukları da sık eşlik eder. Yıllarca süren başarısızlık hissi, ilişkilerde ve okul ya da iş hayatında yaşanan güçlükler zamanla ruh halini olumsuz etkileyebilir. Yani iki durum aynı anda bulunabilir ve biri diğerini gizleyebilir.

Önce depresyon tedavisi başlanması uygun mudur?

Belirgin depresif belirtiler varsa, antidepresan grubundan bir ilaçla başlamak yaygın ve kabul gören bir yaklaşımdır. Seçici serotonin geri alım engelleyicileri (SSRI) bu grubun sık kullanılan üyeleridir. Hekimler çoğu zaman bir seferde tek bir tedaviyi başlamayı tercih eder; çünkü aynı anda birden fazla ilaç başlandığında hangisinin neye yaradığını veya hangisinin yan etkiye yol açtığını ayırt etmek zorlaşır.

Antidepresanların etkisi genellikle birkaç hafta içinde belirginleşir. Ruh hali düzeldikten sonra geriye kalan dikkat ve dürtüsellik şikayetleri daha net değerlendirilebilir. Bu nedenle sıralı ilerlemek, çoğu durumda tanının daha sağlıklı konmasına da yardımcı olur.

Bu yaklaşım DEHB değerlendirmesinin ertelenmesi anlamına gelir mi?

Hayır, her zaman değil. Temkinli ve sıralı ilerlemek ile değerlendirmeyi tamamen bırakmak aynı şey değildir. DEHB tanısı, tek bir görüşmede değil; öykü, belirtilerin başlangıç yaşı, süresi ve yaşam alanlarına etkisi birlikte değerlendirilerek konur. Bu değerlendirme, depresyon tedavisi sürerken de planlanabilir.

Birkaç haftalık bir bekleme süresi, DEHB tedavisinin genellikle uzun süreli olduğu düşünüldüğünde çoğu zaman kritik bir kayıp sayılmaz. Önemli olan, şikayetlerinizi hekiminize düzenli olarak aktarmanız ve DEHB değerlendirmesinin ileride yapılacağından emin olmanızdır. Gerekirse bunu bir sonraki kontrolde açıkça hatırlatabilirsiniz.

Çocukluktan beri süren belirtiler DEHB açısından değerlendirilmeli mi?

Evet. DEHB tanı ölçütlerinden biri, belirtilerin 12 yaşından önce başlamış olmasıdır. Çocukluktan beri devam eden dikkat dağınıklığı, hareketlilik ve dürtüsellik; günlük yaşamı belirgin biçimde etkiliyorsa, DEHB açısından ayrıca değerlendirilmeyi hak eder.

Değerlendirme sırasında hekim şu noktalara bakabilir:

  • Belirtilerin çocuklukta ne zaman başladığı ve okul yıllarındaki seyri
  • Belirtilerin birden fazla ortamda (okul, iş, ev, sosyal ilişkiler) görülüp görülmediği
  • Belirtilerin depresif dönemlerle sınırlı kalıp kalmadığı
  • Aile öyküsü ve geçmişte kullanılan ilaçlar
  • Gerekirse ölçekler ve mümkünse çocukluk dönemini bilen yakınlardan alınan bilgi

Yüksek enerji ve az uykuyla geçen dönemler neden önemlidir?

Az uyumasına rağmen yorgunluk hissetmeme, enerjinin belirgin biçimde yükselmesi, düşüncelerin hızlanması ve özgüvenin olağandışı artması, hipomani adı verilen ruh hali dönemlerini akla getirir. Bu tür dönemler bipolar spektrum bozukluklarının bir işareti olabilir. Elbette bu tür bir öykü tek başına bipolar bozukluk tanısı koymaya yetmez; ancak hekimin mutlaka bilmesi gereken bir bilgidir.

Bunun nedeni şudur: DEHB ve hipomani belirtileri birbirine benzeyebilir. Her ikisinde de hareketlilik, dağınık dikkat, konuşkanlık ve dürtüsellik görülebilir. Ancak tedavileri birbirinden farklıdır. Ayrıca bazı antidepresanlar, bipolar yatkınlığı olan kişilerde nadiren ruh halinin yükselmesine (hipomani ya da mani) yol açabilir. Bu yüzden böyle bir öykü varsa, ilaç başlanmadan önce ve kullanım sırasında hekimle açıkça paylaşılmalıdır.

Antidepresan kullanırken nelere dikkat edilmeli?

Kullanılan ilacın hekim tarafından belirlenen dozda ve zamanda alınması temel kuraldır. Genel olarak şu noktalar önem taşır:

  • Düzenli kullanım: İlaç kendi kendine bırakılmaz ya da doz değiştirilmez; belirtiler düzelse bile bırakma kararı hekimle birlikte verilir.
  • Ruh hali takibi: Uykunun belirgin azalması, aşırı enerji, huzursuzluk, taşkınlık ya da dürtüsel davranışlarda artış fark edilirse gecikmeden hekime bildirilmelidir.
  • İlk haftalar: Bazı kişilerde başlangıçta mide yakınmaları, huzursuzluk ya da uyku değişiklikleri görülebilir. Bunlar çoğu zaman geçicidir, ancak sürerse hekime söylenmelidir.
  • Diğer ilaç ve takviyeler: Kullanılan tüm ilaçlar, vitaminler ve bitkisel ürünler hekime bildirilmelidir; çünkü bazı kombinasyonlar etkileşime girebilir.
  • Düşünceler: Özellikle gençlerde tedavinin ilk dönemlerinde kendine zarar verme düşünceleri ortaya çıkarsa vakit kaybetmeden başvurulmalıdır.

Bu önerilerin tamamı genel niteliktedir. Dozu, kullanım şeklini ve izlem sıklığını belirleyecek olan sizi takip eden psikiyatri uzmanıdır.

B12 eksikliği tabloyu etkiler mi?

B12 vitamini sinir sisteminin sağlıklı çalışması için gereklidir. Eksikliğinde yorgunluk, halsizlik, unutkanlık, dikkat sorunları, ruh hali değişiklikleri ve bazen depresyon benzeri belirtiler görülebilir. Dolayısıyla belirgin bir eksiklik varsa, bu durum dikkat ve ruh halini bir ölçüde olumsuz etkileyebilir ve tedavi edilmesi önemlidir.

Bununla birlikte B12 eksikliğinin bir kişide ne kadar rol oynadığını kesin olarak söylemek zordur. Eksikliğin giderilmesi, şikayetlerin bir kısmını hafifletebilir; ancak çocukluktan beri süren DEHB benzeri belirtileri tek başına açıklaması beklenmez. Vitamin takviyesine devam edilmesi, eksikliğin sebebinin araştırılması ve belli aralıklarla düzeyin kontrol edilmesi uygundur.

Hekim görüşmesine nasıl hazırlanılır?

Değerlendirmenin verimli olması için görüşmeye hazırlıklı gitmek faydalıdır:

  • Çocukluktan bugüne dikkat, hareketlilik ve dürtüsellik şikayetlerini kısaca yazın
  • Az uyku ve yüksek enerjiyle geçen dönemlerin ne kadar sürdüğünü, ne sıklıkta olduğunu not edin
  • Kullandığınız tüm ilaç ve takviyeleri, tahlil sonuçlarını yanınıza alın
  • Ailede psikiyatrik hastalık öyküsü varsa belirtin
  • Sorularınızı önceden listeleyin ve görüşmede sorun

Ne zaman daha hızlı başvurulmalı?

Aşağıdaki durumlarda randevu beklemeden bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir:

  • Kendine zarar verme ya da yaşamına son verme düşüncelerinin ortaya çıkması
  • Günlerce süren, çok az uykuyla geçen ve kontrol edilemeyen aşırı hareketlilik ya da taşkınlık
  • Gerçeklikten kopma, olmayan şeyleri duyma ya da görme
  • İlaç sonrası ani ve belirgin ruh hali değişikliği

Sonuç

Depresyon tedavisiyle başlayıp ardından DEHB değerlendirmesine geçmek, birçok durumda mantıklı ve güvenli bir yoldur; ancak bunun için hekimin tablonun tamamını bilmesi gerekir. Özellikle çocukluktan beri süren belirtiler ve az uykuyla yüksek enerjili dönemler önemli ipuçlarıdır ve açıkça paylaşılmalıdır. Tedavi sürecinde sorularınızı sormaktan çekinmeyin, ilacı kendi başınıza değiştirmeyin ve düzenli kontrollerinizi aksatmayın.