Uzman doktorlara soru sorun

Yanıtlanmış soruları arayın veya kendi sorunuzu uzman doktorlara iletin. Ücretsiz, anonim.

Yeni Soru Sor
230 yanıtlanmış soru
Göz Hastalıkları ✓ Yanıtlandı
84 yaşında kadın hasta, sağ gözünü malign melanom nedeniyle tamamen kaybetmiş. Sol gözde 2019'dan beri glokom ve ilerlemiş katarakt mevcut; şu anda net görmüyor, ışık ve el hareketlerini seçebildiği belirtiliyor. Sol gözde ağrı, kızarıklık ve bulanıklık gibi ek şikayetler var. Daha önce sol göz için tedavi veya ameliyat önerilmiş. Hastanın kalbinde stent mevcut, kardiyoloji onayı alınmış. Kullandığı ilaçlar: Tensart 16 mg, Plavix 75 mg, Vastarel 35 mg, Ultrox 10 mg, Nootropil 800 mg, Detrisitol, Citoles 10 mg. Hasta, sol gözünü kurtarmak için özel bir teknikle ameliyat olma talebiyle başvuruyor. ── Hastanın Yanıtları ── • Sol gözdeki glokom ve katarakt ne zamandan beri var?: 2019 • Sol gözde şu an ne kadar görme var? (Örn: ışığı seçiyor, el hareketlerini görüyor, net görmüyor): Net görmüyor • Sol gözde ağrı, kızarıklık veya bulanıklık gibi ek şikayetler var mı?: Evet • Daha önce sol göz için herhangi bir tedavi veya ameliyat önerildi mi?: Evet • Annenin başka bir sağlık sorunu var mı? (Örn: tansiyon, şeker, kalp hastalığı): Kalpte stent var hastanemizde Kardiyoloji polikliniğinden yazı aldım • Kullandığı düzenli bir ilaç var mı?: Tensart 16 mg, plavix 75 mg, vastarel 35 mg, ultrox 10 mg, nootropil 800 mg, detrisitol, citoles 10 mg ── Hasta Bilgileri ── Kadriye Aykam (soranın annesi): 84 yaşında, kadın, 156 cm, 52 kg, sigara kullanmıyor, alkol kullanmıyor, az hareketli
Prof. Dr. Murat Tunç yanıtladı · 03.08.2026
Gözde melanom tehlikeli bir Tümör olup hayati tehlike yaratabilecek ciddi birhastalıktır. Bu nedenle gözdeki tümörün tedavisi her zaman önceliğimizdir. bu tümörün tedavisinde radyoterapi temel yaklaşımdır. Radyoterapi cyberknife olarak uygulanırsa daha az yan etkiye yol açsa da gene de bazı yan etkiler oluşabilir. Bu yan etkiler damla, lazer, ilaç tedavisi gibi yöntemlerle başarıyla tedavi edilebilir. Saygılarımla.
Kardiyoloji ✓ Yanıtlandı
Eşiniz birkaç gün önce dinlenme sırasında ani olarak nabzı 245'e yükselen bir atak yaşadı. Atak 15-30 dakika sürdü, göğüs ağrısı, nefes darlığı, baş dönmesi veya bayılma gibi ek belirtiler olmadı. Bu ilk kez gerçekleşen bir atak. Acil serviste EKG ve ekokardiyografi çekildi. Kardiyoloji doktoru ablasyon yapılmasını önerdi ancak MHRS üzerinden randevu alınamıyor. Eşinizin bilinen başka bir tansiyon hafif yüksek rahatsızlığı mevcut. ── Hastanın Yanıtları ── • Eşinizin bu yüksek nabız atağı ne kadar sürdü?: 15-30 dakika • Atak sırasında göğüs ağrısı, nefes darlığı, baş dönmesi veya bayılma gibi ek belirtiler oldu mu?: Hayır, olmadı • Daha önce benzer ritim bozukluğu atakları yaşadı mı?: İlk kez oldu • Eşinizin bilinen başka bir kalp hastalığı (kalp yetmezliği, kapak hastalığı vb.) veya kronik bir rahatsızlığı (tansiyon, şeker, tiroid) var mı?: Evet, var • Ablasyon önerisi yapılan doktorun adı ve hastane bilgisi var mı? Randevu almak için hangi iletişim kanalını denediniz?: İnegöl Devlet hastanesi doktoru. Mhrs randevu sistemini denedik. ── Hasta Bilgileri ── Barış (soranın eşi): 46 yaşında, erkek, 179 cm, 87 kg, sigarayı bırakmış, alkol kullanmıyor, orta düzey hareketli
Uzm. Dr. Kayıhan Karaman yanıtladı · 29.06.2026
Merhaba, Anlattıklarınıza göre eşinizde dinlenme sırasında aniden başlayan, yaklaşık 245/dk nabızla 15-30 dakika süren bir çarpıntı atağı olmuş. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, bayılma veya baş dönmesi olmaması sevindirici. Acil serviste çekilen EKG sonrasında kardiyoloji uzmanının kateter ablasyonu önermiş olması, büyük olasılıkla tedavi edilebilir bir ritim bozukluğu (örneğin SVT/AVNRT, AVRT veya atriyal taşikardi) düşündüğünü gösterir. İlk atak olması tek başına ablasyona engel değildir. Özellikle atak sırasında EKG'de ritim bozukluğu net olarak gösterildiyse ve doktorunuz ablasyon önerd...
Göz Hastalıkları ✓ Yanıtlandı
4 aylık erkek bebekte retinal damarların gelişmediği belirtiliyor. Bebek, hareket eden nesneleri hiç takip etmiyor ve gözlerinde kayma veya titreme (nistagmus) fark edilmiş. Göz bebeklerinde beyazlık veya anormal kırmızı yansıma gözlenmemiş. 39 haftalık miadında doğan bebekte daha önce yapılan göz muayenesinde de sorun saptanmış. ── Hastanın Yanıtları ── • Bebeğinizin göz bebeklerinde beyazlık, ışıkta parlama veya kırmızı göz yansımasında anormallik fark ettiniz mi?: Fark etmedim • Bebeğinizin gözleriyle hareket eden nesneleri takip etme veya ışığa tepki verme durumu nasıl?: Hiç takip etmiyor • Bebeğinizin gözlerinde kayma, titreme (nistagmus) veya anormal bir duruş fark ettiniz mi?: Evet • Bebeğinizin doğumu zamanında mı (miadında) yoksa erken mi (prematüre) oldu? Kaç haftalık doğdu?: 39 haftalık dogdu • Bebeğinizin daha önce bir göz muayenesi oldu mu? Olduysa sonuç neydi?: Evet, sorun vardı ── Hasta Bilgileri ── Yegnim engin (soranın yakını): 0 yaşında, erkek, sigara kullanmıyor, alkol kullanmıyor, çok hareketli
Prof. Dr. Rahmi Duman yanıtladı · 01.08.2026
Merhabalar önerim bir tıp fakültesi Hastanesi'nde pediatrik oftalmoloji biriminde mutlaka görünmesi ihmal etmeyin Muayene olmadan yorum yapmak doğru değil
Göğüs Hastalıkları ✓ Yanıtlandı
66 yaşında erkek hasta, uzun süredir KOAH tanısıyla takip edilmekte. Nefes darlığı son dönemde belirgin şekilde kötüleşmiş, istirahatte dahi nefes almakta zorlanıyor. Sürekli öksürük, balgam ve göğüste sıkışma hissi mevcut. Halihazırda tiofix, ipravent, ipralev, serair, singulair, cortair gibi çoklu inhaler tedavileri kullanmakta; yeni eklenen sapoten ve levoront ile tedavi yoğunlaştırılmış. Daha önce hastaneye yatış ve acil başvuru öyküsü var. Hasta, araştırmaları sonucu balon (bronş termoplasti?) veya benzeri bir girişimsel tedavi ile normale dönebileceğini düşünmekte; bu tedavinin süreci ve ücreti hakkında bilgi talep ediyor. ── Hastanın Yanıtları ── • Nefes darlığınız ne zamandır kötüleşti?: Daha uzun süredir • Nefes darlığınız hangi durumlarda daha belirgin?: İstirahatte • Öksürük, balgam veya göğüste sıkışma hissi eşlik ediyor mu?: Evet, sürekli • Şu an kullandığınız ilaçlar nelerdir? (Örn: inhaler, nefes açıcı sprey, tablet): tiofix, ipravent, ipralev, serair, singulair, cortair, ilave olarak sapoten (yeni) levoront (yeni) • Daha önce hastaneye yatış veya acil servise başvuru oldu mu?: Evet, daha önce ── Hasta Bilgileri ── 66 yaşında, erkek, 168 cm, 99 kg, hareketsiz, sigarayı bırakmış, sosyal içici
Dr. Mehmet Evren Akol yanıtladı · 25.06.2026
Geçmiş olsun, anlattıklarınızı dikkatle dinledim. Nefes darlığınızın istirahatte bile belirginleşmesi ve çoklu ilaçlara rağmen şikayetlerinizin artması, hastalığınızın ileri bir evrede olduğunu gösteriyor. Bahsettiğiniz balon tedavisi (bronş termoplasti), KOAH’ın birincil tedavisi değildir; bu yöntem daha çok ileri evre astım hastalarında belirli kriterler altında uygulanır. KOAH’ta nefes darlığını azaltmaya yönelik girişimsel seçenekler (örneğin bronkoskopik volüm azaltma) mevcuttur ancak bunlar her hasta için uygun değildir ve detaylı bir değerlendirme gerektirir. Sürekli kötüleşen nefes...
Kulak Burun Boğaz ✓ Yanıtlandı
22 yaşında kadın hasta, sol kulağında yaklaşık 4.5 yaşından beri devam eden ciddi işitme kaybı tarifliyor. Yüksek sesli konuşmaları bile duymakta zorlandığını, kulağında dolgunluk hissi olduğunu belirtiyor. Daha önce odyometri testi yapılmış ancak sonucu hatırlamakla birlikte, kendisine basitçe cihaz önerildiği için tatmin olmamış. Sağ kulağında herhangi bir işitme sorunu yok. ── Hastanın Yanıtları ── • İşitme kaybınız ne zamandır var? Çocukluğunuzdan beri olduğunu belirtmişsiniz, daha net bir başlangıç yaşı veya anı hatırlıyor musunuz?: 4.5 yaşımdan beri olduğunu düşünüyorum • İşitme kaybınızın şiddeti nasıl? Örneğin, yüksek sesli konuşmaları mı yoksa normal konuşmaları mı duymakta zorlanıyorsunuz?: Yüksek sesli konuşmaları bile duymakta zorlanıyorum • Sol kulağınızda işitme kaybı dışında başka bir belirti var mı? (Örneğin, çınlama, dolgunluk hissi, ağrı, akıntı, baş dönmesi): Dolgunluk hissi var • Daha önce yaptırdığınız testlerin sonuçlarını biliyor musunuz? Örneğin, odyometri (işitme testi) veya başka bir görüntüleme yapıldı mı?: Odyometri yapıldı, sonucu hatırlıyorum • Sağ kulağınızda herhangi bir işitme sorunu yaşıyor musunuz?: Hayır, sağ kulağım normal ── Hasta Bilgileri ── 22 yaşında, kadın, 165 cm, 85 kg, az hareketli, sigara kullanmıyor, alkol kullanmıyor
Prof. Dr. Fazilet Altın yanıtladı · 01.07.2026
Merhaba. Çocukluktan beri süregelen bir işitme kaybı ve dolgunluk hissi, günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyebilir. Bu tür bir tabloda, işitme kaybının tipini (iletim tipi mi, sensörinöral mi yoksa mikst mi olduğu) net olarak belirlemek çok önemlidir. Özellikle çocukluktan beri var olması orta kulak veya iç kulak yapılarıyla ilgili doğuştan gelen bir durumu düşündürebilir. Bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurarak kapsamlı bir değerlendirme ve fizik muayene yaptırmanızı öneririm. Güncel bir odyometri ve timpanometri (orta kulak basıncını ölçen test) ile birlikte, gerekirse temporal kemik bilgi...
Kardiyoloji ✓ Yanıtlandı
Hasta, 1.5 yıl önce metal aort kapağı takıldıktan sonra rutin INR takibinde son 3-4 aydır değerlerinin sürekli 1-1.2 arasında seyrettiğini (hedef 2-2.5) belirtiyor. Warfarin dozunda, beslenme alışkanlıklarında, yeni ilaç kullanımında, ishal/kusma/ateş gibi durumlarda değişiklik olmadığını ifade ediyor. Ek olarak çarpıntı, göğüs ağrısı ve morarma şikayetleri mevcut. INR düşüklüğünün nedeni araştırılmalı. ── Hastanın Yanıtları ── • INR değeriniz son 3-4 ayda kaç kez ölçüldü ve ölçümlerin hepsi mi 1-1.2 aralığındaydı?: Evet, hepsi bu aralıkta • Kullandığınız kan sulandırıcı ilacın (Coumadin/Warfarin) dozunda son 3-4 ayda herhangi bir değişiklik yapıldı mı?: Hayır, aynı doz devam ediyor • Son 3-4 ayda yeni bir ilaç (ağrı kesici, antibiyotik, mide ilacı, bitkisel ürün vb.) kullanmaya başladınız mı?: Hayır, kullanmadım • Beslenme alışkanlığınızda son aylarda belirgin bir değişiklik oldu mu? (Örn: Koyu yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, ıspanak, karaciğer gibi K vitamini içeren gıdaları daha az veya daha çok tüketmek): Hayır, aynı şekilde besleniyorum • Son 3-4 ayda ishal, kusma, uzun süreli ateş ya da herhangi bir enfeksiyon geçirdiniz mi?: Hayır, geçirmedim • INR düşüklüğü dışında herhangi bir şikayetiniz var mı? (Örn: nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, bacakta şişlik, morarma, kanama): Çarpıntı göğüs ağrısı morarma ── Hasta Bilgileri ── 28 yaşında, kadın, 164 cm, 72 kg, orta düzey hareketli, sigara kullanmıyor, alkol kullanmıyor
Uzm. Dr. Kayıhan Karaman yanıtladı · 14.06.2026
Bu senaryoda, neden INR'nin 3-4 aydır 1.0-1.2'de kaldığını araştırmak gerekir. Özellikle mekanik aort kapağı olan bir hastada bu kadar uzun süre terapötik aralığın altında kalmak kapak trombozu açısından ciddi risk oluşturur. Bazı noktalar dikkat çekiyor: • Mekanik aort kapak sonrası hedef INR genellikle kapak tipi ve ek risk faktörlerine göre yaklaşık 2.0-3.0 veya bazı durumlarda 2.5-3.5 aralığındadır. • INR'nin 1.0-1.2 olması pratik olarak warfarin almayan bir kişinin INR'sine yakındır. Bu durumda akla gelenler: 1. Uyum sorunu / emilim sorunu o Hasta doz değiştirmediğini söylüyor ancak...
Dermatoloji ✓ Yanıtlandı
Hasta, boğaz bölgesinde doğuştan var olan bir ben için lazer veya dondurma (kriyoterapi) gibi estetik veya medikal alım işlemlerini sorgulamaktadır. Bende son zamanlarda renk, şekil veya boyut değişikliği olmadığı gibi kaşıntı, kanama veya kabuklanma gibi belirtiler de bulunmamaktadır. Hasta daha önce bu ben için bir doktora başvurmuştur. ── Hastanın Yanıtları ── • Lazer veya dondurma işlemi için hangi bölgenizdeki beni düşünüyorsunuz?: Boğaz kısmı • Bu ben ne zamandan beri var? Doğuştan mı yoksa sonradan mı çıktı?: Doğuştan • Bende son zamanlarda renk, şekil veya boyut değişikliği fark ettiniz mi?: Hayır • Bende kaşıntı, kanama veya kabuklanma gibi belirtiler var mı?: Hayır • Daha önce bu ben için herhangi bir doktora başvurdunuz mu?: Evet ── Hasta Bilgileri ── 21 yaşında, erkek, 186 cm, 65 kg, hareketsiz, sigara kullanmıyor, alkol kullanmıyor
Uzm. Dr. Göknur Tarım yanıtladı · 12.06.2026
Merhaba, öncelikle sorunuzu detaylı bir şekilde paylaştığınız için teşekkür ederim. Boğaz bölgesindeki doğuştan bir ben için lazer veya kriyoterapi (dondurma) gibi yöntemleri düşünüyorsunuz. Verdiğiniz bilgilere göre, bende herhangi bir renk, şekil, boyut değişikliği ya da kaşıntı, kanama gibi şikayetler olmaması olumlu bir durum. Ancak, doğuştan var olan benlerin bazı türleri (örneğin konjenital nevüsler) ileride risk oluşturabileceği için, bu tür işlemler öncesinde mutlaka bir dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerekir. Lazer veya dondurma, bazı ben türlerinde önerilmez çünkü be...
Dermatoloji ✓ Yanıtlandı
Hasta, boğaz bölgesinde doğuştan var olan bir ben için lazer veya dondurma (kriyoterapi) gibi estetik veya medikal alım işlemlerini sorgulamaktadır. Bende son zamanlarda renk, şekil veya boyut değişikliği olmadığı gibi kaşıntı, kanama veya kabuklanma gibi belirtiler de bulunmamaktadır. Hasta daha önce bu ben için bir doktora başvurmuştur. ── Hastanın Yanıtları ── • Lazer veya dondurma işlemi için hangi bölgenizdeki beni düşünüyorsunuz?: Boğaz kısmı • Bu ben ne zamandan beri var? Doğuştan mı yoksa sonradan mı çıktı?: Doğuştan • Bende son zamanlarda renk, şekil veya boyut değişikliği fark ettiniz mi?: Hayır • Bende kaşıntı, kanama veya kabuklanma gibi belirtiler var mı?: Hayır • Daha önce bu ben için herhangi bir doktora başvurdunuz mu?: Evet ── Hasta Bilgileri ── 21 yaşında, erkek, 186 cm, 65 kg, hareketsiz, sigara kullanmıyor, alkol kullanmıyor
Doç. Dr. Havva Hilal Ayvaz Çelik yanıtladı · 28.06.2026
Doğuştan veya sonradan çıkan ve genellikle kahverengi olan benlere dondurma, yakma veya lazer gibi işlemler uygun değildir. Bu benler melanosit dediğimiz hücrelerden oluşur ve bahsedilen işlemler yapılırsa patolojik olarak kanserden ayrım yapılamaz, çok düşük de kanser potansiyeli taşırlar. Yani bu benlerin direk cerrahi olarak (anestezi ile lokal kesip çıkararak) alınması ve patolojiye gönderilmesi gereklidir. Lakin et beni dediğimiz veya Seboreik keratoz dediğimiz ben türleri melanosit dediğimiz hücrelerden kaynaklanmaz ve bu tarz oluşumlara kriyoterapi(dondurma), koter/pleksr(yakma) veya...
Dermatoloji ✓ Yanıtlandı
Hasta, kafa derisinin tamamında yavaş yavaş ilerleyen saç dökülmesi şikayetiyle başvuruyor. Daha önce alopesi tanısı konulmuş ve bir yılı aşkın süredir krem, losyon ve ilaç tedavileri uygulanmasına rağmen belirgin bir iyileşme olmamış. Dökülen bölgelerde kaşıntı, kızarıklık, pullanma gibi ek bulgular yok. Ailede benzer saç dökülmesi öyküsü bulunmuyor. Hasta, mevcut tedavilere yanıt alamamış. ── Hastanın Yanıtları ── • Saç dökülmeniz hangi bölgelerde yoğunlaşıyor? (Örn: tepe, ön kısım, tüm kafa derisi, kaş/kirpik gibi vücudun başka bölgeleri de var mı?): Kafa derisinin tamamında • Daha önce hangi tedavileri uyguladınız? (İlaç, krem, losyon, lazer vb.): Krem ilca losyon • Saç dökülmeniz aniden mi başladı yoksa yavaş yavaş mı ilerledi?: Yavaş yavaş ilerledi • Dökülen bölgelerde kaşıntı, kızarıklık, pullanma veya kabuklanma var mı?: Hayır • Ailenizde (anne, baba, kardeş) benzer saç dökülmesi öyküsü var mı?: Hayır
Uzm. Dr. Göknur Tarım yanıtladı · 12.06.2026
Merhaba, öncelikle yaşadığınız bu durumun sizi ne kadar zorladığını anlıyorum. Bir yılı aşkın süredir tedaviye rağmen yanıt alamamak gerçekten yıpratıcı olabilir. Verdiğiniz bilgiler doğrultusunda, saç dökülmenizin tüm kafa derisini etkilemesi, yavaş ilerlemesi ve ek cilt bulgularının (kaşıntı, kızarıklık) olmaması, durumun klasik bir erkek tipi saç dökülmesinden (androjenetik alopesi) farklı olabileceğini düşündürüyor. Bu tablo, bazen "diffüz alopesi" olarak adlandırılan ve altta yatan farklı nedenlerden (örneğin demir eksikliği, tiroid hormon bozuklukları, vitamin eksiklikleri veya otoimmün...
Dermatoloji ✓ Yanıtlandı
Hasta, kafa derisinin tamamında yavaş yavaş ilerleyen saç dökülmesi şikayetiyle başvuruyor. Daha önce alopesi tanısı konulmuş ve bir yılı aşkın süredir krem, losyon ve ilaç tedavileri uygulanmasına rağmen belirgin bir iyileşme olmamış. Dökülen bölgelerde kaşıntı, kızarıklık, pullanma gibi ek bulgular yok. Ailede benzer saç dökülmesi öyküsü bulunmuyor. Hasta, mevcut tedavilere yanıt alamamış. ── Hastanın Yanıtları ── • Saç dökülmeniz hangi bölgelerde yoğunlaşıyor? (Örn: tepe, ön kısım, tüm kafa derisi, kaş/kirpik gibi vücudun başka bölgeleri de var mı?): Kafa derisinin tamamında • Daha önce hangi tedavileri uyguladınız? (İlaç, krem, losyon, lazer vb.): Krem ilca losyon • Saç dökülmeniz aniden mi başladı yoksa yavaş yavaş mı ilerledi?: Yavaş yavaş ilerledi • Dökülen bölgelerde kaşıntı, kızarıklık, pullanma veya kabuklanma var mı?: Hayır • Ailenizde (anne, baba, kardeş) benzer saç dökülmesi öyküsü var mı?: Hayır
Doç. Dr. Havva Hilal Ayvaz Çelik yanıtladı · 28.06.2026
Merhaba, öncelikle geçmiş olsun. Saç dökülmenizin bir yılı aşkın süredir tedaviye yanıt vermemesi ve tüm kafa derisini etkilemesi sizi haklı olarak endişelendiriyor olabilir. Anlattığınız kadarıyla dökülen bölgelerde kaşıntı, kızarıklık gibi ek bulguların olmaması ve ailede benzer bir öykü bulunmaması, durumunuzun değerlendirilmesinde önemli ipuçlarıdır. Daha önce uygulanan krem, losyon ve ilaç tedavilerine yanıt alınamamış olması, mevcut tanının tekrar gözden geçirilmesi veya farklı bir saç dökülmesi türünün (örneğin yaygın telogen effluvium, androjenetik alopesi veya otoimmün bir süreç) s...