Hipertansiyon

Kardiyoloji
Halk arasında: yüksek tansiyon, yüksek kan basıncı, tansiyon yüksekliği

Kanın damar duvarına yaptığı basıncın kalıcı olarak 140/90 mmHg üzerinde seyretmesi; çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen, kalp, böbrek ve beyni tehdit eden sık bir hastalık.

Hipertansiyon Nedir?

Hipertansiyon, halk arasında bilinen adıyla yüksek tansiyon, kanın damar duvarlarına yaptığı basıncın kalıcı olarak normal sınırların üzerinde seyretmesidir. Tansiyon iki değerle ifade edilir: kalbin kasılıp kanı pompaladığı andaki büyük tansiyon (sistolik) ve kalbin gevşediği andaki küçük tansiyon (diyastolik). Genel kabule göre ölçümlerin tekrar tekrar 140/90 mmHg değerinin üzerinde çıkması hipertansiyon olarak değerlendirilir; bazı kılavuzlar 130/80 mmHg üzerini de riskli kabul eder. Hipertansiyon çoğu zaman yıllarca sessiz ilerlediği için "sinsi hastalık" olarak anılır ve ancak kalp, böbrek, beyin gibi organlarda hasar oluşturduğunda fark edilebilir.

Belirtileri Nelerdir?

Hipertansiyonun en önemli özelliği çoğu hastada hiçbir belirti vermemesidir; bu nedenle düzenli ölçüm hayati önem taşır. Tansiyon belirgin şekilde yükseldiğinde ise ense kökünde ağrı, başın arka kısmında zonklama, baş dönmesi, çarpıntı, kulak çınlaması, burun kanaması, görmede bulanıklık ve halsizlik görülebilir. Bu şikâyetler kişiye özgüdür ve yüksekliğin derecesiyle her zaman orantılı değildir. Belirti olmaması tansiyonun kontrol altında olduğu anlamına gelmez; bu yüzden yüksek tansiyona "sessiz katil" de denir.

Nedenleri ve Risk Faktörleri

Hastaların büyük çoğunluğunda tek bir neden bulunmaz; genetik yatkınlık ile yaşam tarzının birleştiği bu tabloya "birincil (esansiyel) hipertansiyon" denir. Aşırı tuz tüketimi, fazla kilo, hareketsiz yaşam, aşırı alkol, sigara, kronik stres ve ilerleyen yaş başlıca risk faktörleridir. Daha az sayıda hastada ise böbrek hastalıkları, hormonal bozukluklar, uyku apnesi veya bazı ilaçlara bağlı gelişen "ikincil hipertansiyon" söz konusudur. Ailesinde yüksek tansiyon, şeker hastalığı veya erken yaşta kalp hastalığı bulunanlarda risk daha yüksektir.

Tanı Nasıl Konur?

Tanı, farklı zamanlarda yapılan tekrarlı tansiyon ölçümlerine dayanır; tek bir yüksek ölçüm tanı için yeterli değildir. Muayenehane heyecanının ölçümü yükseltebildiği ("beyaz önlük hipertansiyonu") durumlarda, 24 saat boyunca tansiyonu kaydeden holter cihazı veya evde düzenli ölçüm önerilir. Hekiminiz ayrıca kan ve idrar tahlilleri, EKG, gerektiğinde ekokardiyografi ile kalp, böbrek ve damar sağlığını değerlendirir. Bu incelemeler hem hipertansiyonun organlara verdiği etkiyi hem de ikincil bir nedeni araştırmak için yapılır.

Tedavi Yöntemleri

Tedavinin temeli yaşam tarzı değişiklikleridir: tuzun azaltılması, kilo kontrolü, düzenli yürüyüş gibi aerobik egzersiz, sebze-meyveden zengin beslenme, sigaranın bırakılması ve alkolün sınırlanması. Bu önlemler yetersiz kaldığında hekim; tansiyon düşürücü ilaç gruplarından (diüretikler, ACE inhibitörleri, anjiyotensin reseptör blokerleri, kalsiyum kanal blokerleri, beta blokerler) hastaya uygun olanı seçer. İlaç tedavisi genellikle uzun sürelidir ve tansiyon normale dönse bile hekime danışmadan bırakılmamalıdır. Tedavinin amacı yalnızca rakamı düşürmek değil, kalp krizi, felç ve böbrek yetmezliği gibi ciddi komplikasyonları önlemektir.

Ne Zaman Doktora Başvurmalı?

Evde yapılan ölçümlerde tansiyonun sürekli yüksek çıkması, şiddetli baş ağrısı, göğüs ağrısı, nefes darlığı, ani görme kaybı, konuşma bozukluğu veya kol-bacakta güçsüzlük gibi belirtiler acil değerlendirme gerektirir; bunlar tansiyon krizinin veya organ hasarının işareti olabilir. Belirti olmasa bile 18 yaşından itibaren tansiyonunuzu düzenli ölçtürmeniz, risk faktörü taşıyanların ise daha sık kontrol yaptırması önerilir. Erken tanı ve düzenli takip, hipertansiyonun yol açabileceği ağır sonuçları büyük ölçüde önler.

Sık Sorulan Sorular

Yüksek tansiyon tamamen geçer mi?

Birincil hipertansiyon genellikle kalıcıdır ancak yaşam tarzı değişiklikleri ve gerektiğinde ilaç tedavisiyle çok iyi kontrol altına alınır. İkincil hipertansiyonda alttaki neden tedavi edilirse tansiyon düzelebilir.

Tansiyon ilacını ne zaman bırakabilirim?

Tansiyon normale dönse bile ilacı kendi başınıza bırakmayın; bu çoğu zaman ilaç etkisinden kaynaklanır. Doz azaltma veya bırakma kararı yalnızca hekiminiz tarafından, takip sonuçlarına göre verilir.

Tuzu azaltmak gerçekten tansiyonu düşürür mü?

Evet. Günlük tuz alımını azaltmak birçok hastada tansiyonu ölçülebilir düzeyde düşürür ve ilaç ihtiyacını azaltabilir. İşlenmiş gıdalar gizli tuz kaynağı olduğundan içeriklere dikkat edilmelidir.

Evde tansiyon ölçümü güvenilir mi?

Doğru teknikle yapılan ev ölçümleri çok değerlidir ve hekimin tedaviyi yönlendirmesine yardımcı olur. Ölçümden önce 5 dakika dinlenmek, kolu kalp hizasında tutmak ve aynı saatlerde ölçmek önemlidir.

Yüksek tansiyon kalp krizine yol açar mı?

Kontrolsüz hipertansiyon; kalp krizi, felç, kalp yetmezliği ve böbrek yetmezliği riskini belirgin artırır. Düzenli tedavi ve takip bu riskleri büyük ölçüde azaltır.

Hipertansiyon ile ilgili sorunuz mu var?

Kendi durumunuzu yazın, Hipertansiyon ile ilgilenen uzman doktorlara ücretsiz iletelim; yanıtı e-postanıza gelsin.

Bu konuda kendi sorumu sor →