Gırtlak kanseri
Gırtlak kanseri, ses telleri ve çevresini kapsayan yapıda oluşan kötü huylu bir tümördür. En sık belirti 3 haftadan uzun süren ses kısıklığıdır. Yutma güçlüğü, boğaz ağrısı, boyunda kitle, nefes darlığı gibi semptomlar da görülebilir. Tütün ve alkol kullanımı başlıca risk faktörleridir; HPV enfeksiyonu, reflü ve bazı mesleki maruziyetler de riski artırır. Tanı için laringoskopi, biyopsi ve görüntüleme yöntemleri kullanılır. Tedavi evreye göre cerrahi, radyoterapi, kemoterapi veya kombinasyonlarından oluşur. Erken tanı hayat kurtarır; belirtileri ihmal etmeyin.
Gırtlak Kanseri Nedir?
Gırtlak kanseri (larenks kanseri), boynun ön kısmında, nefes borusunun üst ucunda yer alan gırtlak dokusundan gelişen kötü huylu tümördür. Gırtlak; ses tellerini barındırarak ses üretimini sağlar, solunum sırasında havanın akciğerlere geçişine aracılık eder ve yutkunma sırasında kapanarak yiyecek ve sıvıların nefes borusuna kaçmasını önler. Gırtlak kanserlerinin %95'inden fazlası, gırtlağın iç yüzeyini döşeyen hücrelerden gelişen yassı hücreli karsinomdur.
Gırtlak kanseri baş-boyun bölgesinin en sık görülen kanserlerinden biridir. Erkeklerde kadınlara göre çok daha sık görülür ve genellikle 55 yaşından sonra ortaya çıkar. Türkiye, sigara kullanım oranının yüksekliği nedeniyle gırtlak kanserinin sık görüldüğü ülkeler arasındadır. Erken evrede saptandığında tedavi başarısı çok yüksektir ve çoğu hastada ses korunabilir.
Gırtlak Kanseri Bölgeleri
Gırtlak üç bölgeye ayrılır ve tümörün yerleştiği bölge, belirtileri ve tedaviyi doğrudan etkiler:
- Glottik bölge (ses telleri): Gırtlak kanserlerinin en sık yerleştiği bölgedir. Ses tellerindeki küçük bir tümör bile erken dönemde ses kısıklığı yaptığından genellikle erken tanı konur. Bu bölgede lenf damarları az olduğundan boyun lenf bezlerine yayılım daha geç olur; tedavi başarısı en yüksektir.
- Supraglottik bölge (ses tellerinin üstü): Epiglot (gırtlak kapağı) ve çevresini kapsar. Bu bölgedeki tümörler uzun süre belirti vermeyebilir ve zengin lenf ağı nedeniyle boyun lenf bezlerine daha erken yayılabilir.
- Subglottik bölge (ses tellerinin altı): En nadir tutulan bölgedir; genellikle geç belirti verir ve nefes darlığıyla ortaya çıkabilir.
Nedenleri ve Risk Faktörleri
- Sigara ve tütün kullanımı: Gırtlak kanserinin en önemli nedenidir. Hastaların büyük çoğunluğu sigara içen veya geçmişte içmiş olan kişilerdir. Risk, içilen sigara miktarı ve süresiyle artar. Nargile, pipo ve puro da riski artırır. Pasif içicilik de risk oluşturur.
- Alkol tüketimi: Özellikle sigarayla birlikte kullanıldığında riski katlanarak artırır.
- Erkek cinsiyet ve ileri yaş
- Mesleki maruziyetler: Asbest, nikel, sülfürik asit buharı, odun tozu, boya ve kimyasal dumanlar, kömür ve çimento tozu.
- Human papilloma virüs (HPV): Özellikle bazı alt tiplerin baş-boyun kanserleriyle ilişkisi bilinmektedir; ancak gırtlak kanserindeki rolü bademcik ve dil kökü kanserlerine göre daha sınırlıdır.
- Gastroözofageal ve laringofaringeal reflü: Mide asidinin gırtlağa ulaşmasıyla kronik tahrişin risk oluşturabileceği düşünülmektedir.
- Beslenme: Sebze ve meyveden fakir beslenme.
- Bağışıklık sistemi zayıflığı
- Daha önce baş-boyun kanseri geçirmiş olmak
- Kanser öncüsü lezyonlar: Ses tellerindeki beyaz plaklar (lökoplaki) ve kırmızı lezyonlar (eritroplaki), displazi.
Belirtileri Nelerdir?
- Ses kısıklığı: En sık ve en erken belirtidir. 2–3 haftadan uzun süren ses kısıklığı, özellikle sigara içen kişilerde mutlaka kulak burun boğaz muayenesi gerektirir.
- Seste değişiklik: Sesin kalınlaşması, pürüzlenmesi, çabuk yorulması.
- Boğazda takılma veya yabancı cisim hissi
- Yutma güçlüğü ve yutkunurken ağrı
- Kulağa yayılan ağrı: Kulakta bir sorun olmadan, yutkunurken kulağa vuran ağrı.
- Boyunda şişlik veya ele gelen kitle: Lenf bezi yayılımına işaret edebilir.
- Geçmeyen öksürük, kanlı balgam
- Nefes darlığı ve hırıltılı solunum (stridor): İleri evre veya ses telleri altındaki tümörlerde.
- Ağız kokusu
- Açıklanamayan kilo kaybı ve halsizlik
Bu belirtilerin çoğu soğuk algınlığı, reflü, ses teli nodülü ve polipi gibi iyi huylu durumlarda da görülebilir. Ancak geçmeyen belirtiler mutlaka değerlendirilmelidir.
Tanı Nasıl Konur?
- Kulak burun boğaz muayenesi: Boyun muayenesiyle lenf bezleri değerlendirilir.
- Laringoskopi: Gırtlak ve ses telleri, ağızdan veya burundan ilerletilen ince kameralı bir cihazla (endoskop) muayenehanede incelenir. Stroboskopi ile ses tellerinin titreşimi değerlendirilebilir.
- Direkt laringoskopi ve biyopsi: Genel anestezi altında gırtlak ayrıntılı olarak incelenir ve şüpheli dokudan parça alınır. Kesin tanı patolojik incelemeyle konur.
- Bilgisayarlı tomografi ve MR: Tümörün yaygınlığı, gırtlak kıkırdaklarına ve çevre dokulara yayılımı ve boyun lenf bezleri değerlendirilir.
- PET-BT: İleri evre hastalıkta uzak organ yayılımını araştırmak ve tedavi sonrası değerlendirme için.
- Akciğer görüntülemesi: Sigara içen hastalarda eşlik eden akciğer kanserini ve akciğer yayılımını araştırmak için.
- Boyun ultrasonu ve ince iğne biyopsisi: Şüpheli lenf bezlerinde.
- Yutma değerlendirmesi ve beslenme durumunun incelenmesi
Evreleme
Gırtlak kanseri TNM sistemiyle evrelendirilir. Tümörün boyutu ve ses telleri hareketliliği (T), boyun lenf bezlerine yayılım (N) ve uzak organlara yayılım (M) değerlendirilir. Evre 1 ve 2 erken evre olarak kabul edilir; tümör gırtlakla sınırlıdır ve lenf bezi yayılımı yoktur. Evre 3 ve 4 ise ileri evre hastalıktır. Erken evre ses teli kanserlerinde 5 yıllık sağkalım %80–90'ın üzerindedir.
Tedavi Seçenekleri
Tedavi; tümörün yeri, evresi, hastanın genel sağlık durumu, sesin korunması isteği ve yutma işlevi göz önüne alınarak kulak burun boğaz cerrahı, radyasyon onkoloğu ve tıbbi onkologdan oluşan bir ekip tarafından planlanır. Amaç kanseri tedavi ederken ses, solunum ve yutma işlevlerini mümkün olduğunca korumaktır.
Erken Evre Tedavisi
- Transoral lazer cerrahisi: Ağız yoluyla, dışarıdan kesi yapılmadan mikroskop altında lazerle tümörün çıkarılmasıdır. Hastanede kalış kısadır ve ses genellikle korunur.
- Radyoterapi: Erken evre tümörlerde cerrahiyle benzer başarı oranına sahiptir. Genellikle birkaç hafta süren günlük seanslarla uygulanır.
- Kısmi larenjektomi: Gırtlağın tümörlü kısmının açık cerrahiyle çıkarılmasıdır; gırtlağın bir kısmı korunarak konuşma ve yutma işlevleri sürdürülür.
İleri Evre Tedavisi
- Gırtlak koruyucu tedavi (kemoradyoterapi): Uygun hastalarda kemoterapi ile radyoterapinin birlikte uygulanmasıyla gırtlak alınmadan tedavi amaçlanır.
- Total larenjektomi: Gırtlağın tamamen çıkarılmasıdır. Ameliyat sonrası hasta boynun ön kısmında açılan kalıcı bir delikten (trakeostoma) nefes alır. Doğal ses telleri çıkarıldığı için konuşma, ses rehabilitasyonu yöntemleriyle yeniden kazanılır.
- Boyun diseksiyonu: Boyun lenf bezlerinin çıkarılması.
- Ameliyat sonrası radyoterapi veya kemoradyoterapi: Yüksek riskli durumlarda.
- İmmünoterapi ve hedefe yönelik tedaviler: Tekrarlayan veya yayılmış hastalıkta pembrolizumab, nivolumab ve setuksimab gibi ilaçlar kullanılabilir.
Total Larenjektomi Sonrası Ses Rehabilitasyonu
- Trakeoözofageal ses protezi: Nefes borusu ile yemek borusu arasına yerleştirilen küçük bir valf sayesinde akciğerlerden gelen hava yemek borusuna yönlendirilir ve ses oluşturulur. Günümüzde en sık kullanılan ve en doğal konuşmayı sağlayan yöntemdir.
- Özofageal konuşma: Yutulan havanın geri çıkarılmasıyla ses üretilmesi; eğitim gerektirir.
- Elektrolarenks: Boyna veya ağza dayanarak titreşim oluşturan pille çalışan cihaz.
Tedavinin Yan Etkileri ve Yaşam Kalitesi
- Radyoterapiye bağlı: Ağız kuruluğu, boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, ciltte kızarıklık, tat değişikliği, boyunda sertleşme, tiroit fonksiyonlarında azalma.
- Cerrahiye bağlı: Ses değişikliği veya kaybı, yutma güçlüğü, trakeostoma bakımı ihtiyacı.
- Beslenme sorunları: Tedavi sırasında geçici olarak beslenme tüpü gerekebilir; diyetisyen desteği önemlidir.
- Yutma ve konuşma terapisi: Dil ve konuşma terapistleri tedavi öncesinde ve sonrasında yutma ve ses egzersizleriyle destek olur.
- Psikolojik destek: Ses kaybı ve görünüm değişiklikleri kaygı ve depresyona yol açabilir; hasta destek grupları ve psikolojik danışmanlık faydalıdır.
Trakeostoma Bakımı
- Stoma çevresini temiz ve kuru tutun.
- Havayı nemlendirmek ve filtrelemek için ısı-nem değiştirici filtre (HME) kullanın.
- Duş alırken stomaya su kaçmasını önleyin; yüzme yapılmamalıdır.
- Acil durumlar için boyundan nefes aldığınızı belirten bir kart taşıyın.
Tedavi Sonrası Takip
Gırtlak kanseri tedavisinden sonra nüksler en sık ilk 2–3 yıl içinde görülür. Bu nedenle ilk yıllarda 1–3 ayda bir, sonrasında daha seyrek aralıklarla kulak burun boğaz muayenesi ve endoskopi yapılır; gerektiğinde görüntüleme istenir. Radyoterapi alan hastalarda tiroit fonksiyonları düzenli kontrol edilmelidir. Sigara içmeye devam etmek nüks ve ikinci kanser riskini belirgin şekilde artırır.
Korunma Yolları
- Sigara ve tütün ürünlerini kullanmayın; içiyorsanız bırakın. Sigarayı bırakmak her yaşta riski azaltır.
- Alkol tüketimini sınırlayın veya hiç tüketmeyin.
- Sebze ve meyveden zengin beslenin.
- İş yerinde zararlı toz ve kimyasallara karşı koruyucu önlemleri uygulayın.
- Reflüyü tedavi ettirin.
- 2–3 haftadan uzun süren ses kısıklığını ihmal etmeyin.
Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
2–3 haftadan uzun süren ses kısıklığı veya ses değişikliği, geçmeyen boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, yutkunurken kulağa vuran ağrı, boğazda takılma hissi, boyunda ele gelen şişlik, kanlı balgam ya da açıklanamayan kilo kaybı varsa, özellikle sigara içiyorsanız vakit kaybetmeden bir kulak burun boğaz uzmanına başvurun. Erken tanı hem yaşam süresini hem de sesin korunma şansını belirgin şekilde artırır.
Acil durum: Hızla artan nefes darlığı, nefes alırken hırıltılı ses (stridor), boğulma hissi, ağızdan kan gelmesi, hiç yutkunamama veya trakeostomalı bir hastada stomanın tıkanması ve nefes alamama varsa beklemeden 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun.
Gırtlak kanserinin tanı ve tedavisi kulak burun boğaz hastalıkları (baş-boyun cerrahisi), radyasyon onkolojisi ve tıbbi onkoloji uzmanlarının iş birliğiyle yürütülür. Sürece radyoloji, patoloji, nükleer tıp, plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanları ile dil ve konuşma terapistleri, diyetisyenler ve psikologlar da katılır.
Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; teşhis ve tedavi için mutlaka bir hekime başvurunuz.
Sık Sorulan Sorular
Gırtlak kanseri erken evrede nasıl fark edilir?
Erken evrede en yaygın belirti 3 haftadan uzun süren ses kısıklığıdır. Ayrıca boğazda ağrı, yutma güçlüğü, kulak ağrısı ve boyunda ele gelen kitle de olabilir. Bu belirtilerden herhangi biri varsa veya riskiniz yüksekse vakit kaybetmeden KBB uzmanına başvurmalısınız.
Gırtlak kanseri için en büyük risk faktörü nedir?
Tütün kullanımı en önemli risk faktörüdür. Sigara, puro, pipo gibi tütün ürünleri ve alkol birlikte tüketildiğinde risk daha da artar. Bunun yanı sıra HPV enfeksiyonu, kronik reflü ve zararlı maddelere maruziyet de riski yükseltir.
Gırtlak kanseri tedavi edilebilir mi?
Evet, özellikle erken evrelerde gırtlak kanseri yüksek başarıyla tedavi edilebilir. Tedavi yöntemi tümörün evresine göre cerrahi, radyoterapi veya kemoterapi olabilir. İleri evrelerde bile kombinasyon tedavileriyle başarılı sonuçlar alınmaktadır.
Gırtlak kanserinde ses korunabilir mi?
Erken evre tümörlerde ses koruyucu cerrahi ve lazer tedavileriyle ses fonksiyonu büyük ölçüde korunabilir. İleri evrelerde gırtlağın tamamının alınması gerekirse, ses rehabilitasyonu, ses protezleri ve yeni konuşma teknikleri uygulanır.
Gırtlak kanserinden korunmak mümkün mü?
Korunmada en etkili yollar sigara ve alkolden uzak durmak, sağlıklı beslenmek, ağız hijyenine özen göstermek ve risk faktörleri hakkında bilinçli olmaktır. Ayrıca HPV aşısı ve mesleki korunma önlemleri de riski azaltabilir.
Kendi durumunuzu yazın, Gırtlak kanseri ile ilgilenen uzman doktorlara ücretsiz iletelim; yanıtı e-postanıza gelsin.
Bu konuda kendi sorumu sor →