Yumurtalık kanseri

Tıbbi Onkoloji
Halk arasında: Ovarian cancer, Over kanseri

Yumurtalık kanseri (over kanseri), kadınlarda sık görülen ve erken evrede çoğu zaman belirti vermeyen bir kanser türüdür. Karın şişkinliği, pelvik ağrı, sık idrara çıkma ve çabuk doyma hissi gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Genetik yatkınlık, ileri yaş ve doğurganlık öyküsü risk faktörleri arasındadır. Tanıda jinekolojik muayene, ultrason, CA-125 testi ve biyopsi kullanılır. Tedavide cerrahi, kemoterapi ve hedefe yönelik ilaçlar uygulanır. Erken tanı ve düzenli kadın doğum kontrolleri hayat kurtarıcıdır.

Yumurtalık Kanseri Nedir?

Yumurtalık kanseri (over kanseri), rahmin iki yanında yer alan ve yumurta ile kadınlık hormonlarını (östrojen ve progesteron) üreten yumurtalıklarda (overler), fallop tüplerinde veya karın zarında gelişen kötü huylu tümörlerin genel adıdır. Günümüzde en sık görülen yumurtalık kanseri türünün önemli bir kısmının aslında fallop tüplerinin ucundan başladığı bilinmektedir.

Yumurtalık kanseri, kadınlarda en sık görülen jinekolojik kanserler arasındadır ve jinekolojik kanserlere bağlı ölümlerin önde gelen nedenlerinden biridir. Genellikle menopoz sonrası, 50–70 yaşları arasında görülür; ancak bazı türleri genç kadınlarda ve çocuklarda da ortaya çıkabilir.

Yumurtalık kanseri, erken dönemde belirgin belirti vermediği ve belirtileri sindirim sistemi sorunlarıyla karıştırılabildiği için "sessiz kanser" olarak da adlandırılır. Hastaların büyük bir kısmı, kanser karın içine yayıldıktan sonra, ileri evrede tanı alır. Ancak erken evrede yakalanan yumurtalık kanserinde tedavi başarısı çok yüksektir. Ayrıca son yıllarda geliştirilen ameliyat teknikleri ve hedefe yönelik tedaviler sayesinde ileri evre hastalarda da yaşam süresi belirgin şekilde uzamıştır.

Yumurtalık Kanseri Türleri

  • Epitelyal yumurtalık kanserleri: Tüm yumurtalık kanserlerinin yaklaşık %90'ını oluşturur. Yumurtalık yüzeyini ve fallop tüplerini kaplayan hücrelerden gelişir. Alt türleri:
    • Yüksek dereceli seröz karsinom: En sık görülen ve en agresif seyirli türdür; çoğunlukla ileri evrede tanı alır.
    • Düşük dereceli seröz karsinom
    • Endometrioid karsinom ve berrak hücreli karsinom: Endometriozisle ilişkili olabilir.
    • Müsinöz karsinom
  • Sınırda (borderline) tümörler: Düşük malign potansiyelli tümörlerdir; daha genç kadınlarda görülür ve tedavi başarısı çok yüksektir.
  • Germ hücreli tümörler: Yumurta hücrelerinden gelişir. Genellikle çocukluk, ergenlik ve genç erişkinlikte görülür. Kemoterapiye çok iyi yanıt verir ve çoğu zaman doğurganlık korunarak tedavi edilebilir.
  • Seks kord-stromal tümörler: Hormon üreten hücrelerden gelişir (granüloza hücreli tümör gibi). Hormon salgılayarak anormal kanama, ergenliğin erken başlaması veya tüylenme artışı gibi belirtilere yol açabilir.

Risk Faktörleri

  • Yaş: Risk yaşla artar; özellikle menopoz sonrası.
  • Kalıtsal genetik değişiklikler:
    • BRCA1 ve BRCA2 gen mutasyonları: Yumurtalık ve meme kanseri riskini belirgin şekilde artırır. BRCA1 mutasyonu taşıyanlarda ömür boyu yumurtalık kanseri riski yaklaşık %40'a kadar, BRCA2'de yaklaşık %10–25'e kadar çıkabilir.
    • Lynch sendromu: Kalın bağırsak, rahim ve yumurtalık kanseri riskini artırır.
    • Diğer genler: RAD51C, RAD51D, BRIP1 ve PALB2.
  • Aile öyküsü: Anne, kız kardeş veya kızında yumurtalık veya meme kanseri bulunması; ailede genç yaşta meme kanseri, erkek meme kanseri veya birden fazla kanser öyküsü.
  • Kişisel meme kanseri öyküsü
  • Endometriozis
  • Hiç doğum yapmamış olmak ve kısırlık
  • Erken adet görme ve geç menopoz
  • Menopoz sonrası uzun süreli hormon tedavisi
  • Obezite
  • Sigara (özellikle müsinöz tip için)

Riski Azaltan Faktörler

  • Doğum kontrol haplarının kullanımı (birkaç yıl kullanım riski belirgin şekilde azaltır)
  • Gebelik ve doğum sayısının artması
  • Emzirme
  • Tüplerin bağlanması veya çıkarılması

Belirtileri Nelerdir?

Yumurtalık kanserinin erken evrelerinde genellikle belirti yoktur. Belirtiler ortaya çıktığında çoğu zaman belirsizdir ve hazımsızlık, gaz veya idrar yolu sorunlarıyla karıştırılabilir. Önemli olan, belirtilerin yeni başlaması, sık tekrarlaması (ayda 12 günden fazla) ve geçmemesidir:

  • Karında şişkinlik ve şişlik: Karın çevresinde büyüme, giysilerin dar gelmesi
  • Karın veya kasık ağrısı
  • Çabuk doyma ve iştahsızlık
  • Sık idrara çıkma veya idrar sıkışması

Diğer Belirtiler

  • Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik: Kabızlık veya ishal
  • Hazımsızlık, bulantı ve mide yanması
  • Açıklanamayan yorgunluk
  • Bel ağrısı
  • Açıklanamayan kilo kaybı veya karında sıvı birikmesine bağlı kilo artışı
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı
  • Menopoz sonrası vajinal kanama veya adet düzensizlikleri
  • Nefes darlığı (akciğer zarında sıvı birikmesine bağlı)

Tanı Nasıl Konur?

Yumurtalık kanseri için toplum genelinde etkinliği kanıtlanmış bir tarama testi bulunmamaktadır. Bu nedenle belirtilerin farkında olmak ve şüpheli durumlarda hızla değerlendirme yapılması önemlidir.

  • Jinekolojik muayene: Yumurtalıklarda kitle veya karında sıvı saptanabilir.
  • Transvajinal ultrasonografi: Yumurtalıklardaki kitlenin boyutunu, yapısını (solid veya kistik), damarlanmasını değerlendirir. Kitlenin iyi huylu mu kötü huylu mu olduğuna dair önemli ipuçları verir.
  • CA-125 kan testi: Epitelyal yumurtalık kanserlerinin çoğunda yükselir. Ancak endometriozis, miyom, gebelik, adet dönemi, karaciğer hastalıkları ve iltihabi durumlarda da yükselebilir; erken evre kanserlerin bir kısmında ise normal olabilir. Bu nedenle tek başına tanı veya tarama testi olarak kullanılmaz; ultrason ile birlikte değerlendirilir ve tedavi takibinde kullanılır.
  • Diğer tümör belirteçleri: HE4, genç kadınlarda germ hücreli tümörler için AFP, beta-hCG ve LDH; müsinöz tümörlerde CEA ve CA 19-9. Risk hesaplama algoritmaları (ROMA gibi) kullanılabilir.
  • Bilgisayarlı tomografi (BT) ve MR: Kanserin karın içinde ve diğer organlara yayılımının değerlendirilmesi.
  • PET-BT: Seçilmiş durumlarda.
  • Kesin tanı: Ameliyatla çıkarılan dokunun veya biyopsinin patolojik incelemesiyle konur. Karında sıvı varsa sıvının incelenmesi de yapılır.
  • Genetik test: Epitelyal yumurtalık kanseri tanısı alan tüm kadınlara BRCA ve diğer genlerin testi önerilir. Sonuç hem tedavi seçimini etkiler hem de aile bireylerinin risk değerlendirmesi için önemlidir.

Evreleme

  • Evre 1: Kanser yumurtalık veya tüplerde sınırlıdır.
  • Evre 2: Kanser leğen boşluğundaki diğer organlara (rahim, mesane, kalın bağırsak) yayılmıştır.
  • Evre 3: Kanser leğen dışında karın zarına ve/veya karın içi lenf bezlerine yayılmıştır.
  • Evre 4: Kanser karaciğer, akciğer gibi uzak organlara yayılmıştır.

Tedavi Seçenekleri

Yumurtalık kanserinin tedavisi; jinekolojik onkoloji cerrahı, tıbbi onkolog ve diğer uzmanlardan oluşan deneyimli bir ekip tarafından planlanmalıdır. Tedavinin bu alanda deneyimli merkezlerde yapılması yaşam süresini olumlu etkiler.

Cerrahi Tedavi

Tedavinin temel taşıdır. Amaç, hem hastalığın evresini belirlemek hem de görünür tüm tümör dokusunu çıkarmaktır (sitoredüktif cerrahi). Ameliyat sonrasında gözle görülür tümör kalmaması, yaşam süresini belirleyen en önemli faktörlerden biridir. Ameliyatta genellikle her iki yumurtalık ve tüpler, rahim, karın içi yağ dokusu (omentum) ve gerekirse lenf bezleri ile tutulmuş diğer dokular çıkarılır. İleri evrelerde bağırsak, dalak veya karın zarının bir kısmının çıkarılması gerekebilir.

Doğurganlığın korunması: Erken evre, düşük riskli tümörü olan ve çocuk sahibi olmak isteyen genç kadınlarda, uygun durumlarda yalnızca etkilenen yumurtalık ve tüp çıkarılarak rahim ve diğer yumurtalık korunabilir. Germ hücreli tümörlerde ve sınırda tümörlerde bu yaklaşım sıklıkla mümkündür.

Kemoterapi

  • Erken evre düşük riskli hastalar dışında, ameliyat sonrası genellikle platin bazlı (karboplatin ve paklitaksel) kemoterapi uygulanır.
  • Tümörün çok yaygın olduğu ve ilk aşamada tamamen çıkarılmasının mümkün olmadığı hastalarda, önce kemoterapi verilip ardından ameliyat yapılabilir (neoadjuvan kemoterapi).
  • Seçilmiş hastalarda ameliyat sırasında karın içine ısıtılmış kemoterapi uygulanabilir (HIPEC).

Hedefe Yönelik ve İdame Tedaviler

  • PARP inhibitörleri (olaparib, niraparib gibi): Özellikle BRCA mutasyonu taşıyan veya tümöründe homolog rekombinasyon eksikliği bulunan hastalarda, kemoterapiye yanıt sonrası idame tedavisi olarak kullanılır; hastalığın tekrarlamasını önemli ölçüde geciktirir.
  • Bevasizumab: Tümörün beslenmesini sağlayan damar oluşumunu engelleyen bir ilaçtır; kemoterapiyle birlikte ve idame tedavisi olarak kullanılabilir.
  • Diğer tedaviler: Belirli tümör özelliklerine göre hedefe yönelik ilaçlar ve antikor-ilaç konjugatları; düşük dereceli tümörlerde hormon tedavisi.

Tekrarlayan Hastalıkta

Yumurtalık kanseri tedaviden sonra tekrarlayabilir. Tekrarlayan hastalıkta yeniden kemoterapi, hedefe yönelik tedaviler ve seçilmiş hastalarda yeniden ameliyat uygulanabilir.

Tedavi Sonrası Takip

Tedavi sonrası ilk 2 yılda genellikle 3 ayda bir, sonraki yıllarda daha seyrek aralıklarla muayene, CA-125 ölçümü ve gerektiğinde görüntüleme ile takip yapılır. Cerrahi menopoza bağlı belirtiler (sıcak basmaları, kemik erimesi, vajinal kuruluk), lenf ödemi ve kemoterapiye bağlı uzun dönem etkiler açısından destek sağlanır.

Korunma ve Risk Azaltma

  • Genetik danışmanlık ve test: Ailesinde yumurtalık veya meme kanseri öyküsü olan kadınlar genetik danışmanlık almalıdır.
  • Risk azaltıcı cerrahi: BRCA1 ve BRCA2 mutasyonu taşıyan kadınlarda, çocuk sahibi olma planları tamamlandıktan sonra, genellikle BRCA1 için 35–40, BRCA2 için 40–45 yaşlarında yumurtalık ve tüplerin önleyici olarak alınması önerilir. Bu ameliyat yumurtalık kanseri riskini çok büyük oranda azaltır.
  • Doğum kontrol hapları: Uzun süreli kullanım riski azaltır; kullanım kararı diğer riskler göz önüne alınarak hekimle verilmelidir.
  • Fırsatçı salpenjektomi: Başka bir nedenle jinekolojik ameliyat geçiren ve çocuk sahibi olmayı tamamlamış kadınlarda tüplerin alınması riski azaltabilir.
  • Sağlıklı kilo, düzenli egzersiz ve sigara içmemek.
  • Düzenli jinekolojik muayeneler.

Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Karında şişkinlik, karın veya kasık ağrısı, çabuk doyma, iştahsızlık ya da sık idrara çıkma gibi belirtiler yeni başladıysa ve birkaç haftadan uzun süredir hemen her gün devam ediyorsa, özellikle 50 yaş üstündeyseniz bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurun. Menopoz sonrası vajinal kanama mutlaka değerlendirilmelidir. Ailenizde yumurtalık veya meme kanseri öyküsü varsa genetik danışmanlık için hekiminize danışın.

Acil durum: Ani başlayan şiddetli karın ağrısı, karında hızla artan şişlik ve nefes darlığı, kusma ile birlikte gaz ve dışkı çıkaramama (bağırsak tıkanıklığı), bacakta ani şişlik ve ağrı ya da ani nefes darlığı ve göğüs ağrısı (pıhtı) varsa beklemeden acil servise başvurun.

Yumurtalık kanseri jinekolojik onkoloji ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanları tarafından tanı alır ve cerrahi olarak tedavi edilir. Kemoterapi ve hedefe yönelik tedaviler tıbbi onkoloji uzmanları tarafından uygulanır. Genetik danışmanlıkta tıbbi genetik, görüntülemede radyoloji, tanıda patoloji, gerekli durumlarda genel cerrahi, destek tedavilerinde psikiyatri ve palyatif bakım uzmanları sürece katılır.

Bu sayfa genel bilgilendirme amaçlıdır; teşhis ve tedavi için mutlaka bir hekime başvurunuz.

Sık Sorulan Sorular

Yumurtalık kanseri hangi belirtilerle ortaya çıkar?

Yumurtalık kanseri genellikle belirti vermez, ancak bazı kadınlarda karın şişkinliği, pelvik ağrı, sık idrara çıkma, çabuk doyma hissi ve hazımsızlık görülebilir. Bu belirtiler 2 haftadan uzun sürerse mutlaka bir jinekoloğa başvurulmalıdır.

Yumurtalık kanseri kimlerde daha sık görülür?

Menopoz sonrası kadınlarda, ailesinde yumurtalık veya meme kanseri öyküsü olanlarda, BRCA1/BRCA2 gen mutasyonu taşıyanlarda ve hiç doğum yapmamış kadınlarda daha sık görülür. Obezite ve endometriozis de riski artıran faktörlerdendir.

Yumurtalık kanseri tedavi edilebilir mi?

Evet, özellikle erken evrede yakalanırsa tedavi şansı yüksektir. Tedavi genellikle cerrahi ve kemoterapi kombinasyonu ile yapılır. İleri evrelerde bile hastalık kontrol altına alınabilir ve yaşam süresi uzatılabilir.

Yumurtalık kanserinden korunmak için ne yapmalıyım?

Kesin bir korunma yöntemi olmamakla birlikte, doğum kontrol hapı kullanımı, emzirme, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz riski azaltabilir. Ailesel risk taşıyan kadınlar genetik danışmanlık almalı ve doktorlarıyla risk azaltıcı seçenekleri görüşmelidir.

CA-125 testi nedir, tek başına tanı koydurur mu?

CA-125, kanda ölçülen bir tümör belirtecidir. Yüksekliği yumurtalık kanserini düşündürebilir ancak tek başına tanı koydurmaz. Çünkü endometriozis, pelvik iltihap ve gebelik gibi durumlarda da yükselebilir. Kesin tanı için biyopsi gerekir.

Yumurtalık kanseri ile ilgili sorunuz mu var?

Kendi durumunuzu yazın, Yumurtalık kanseri ile ilgilenen uzman doktorlara ücretsiz iletelim; yanıtı e-postanıza gelsin.

Bu konuda kendi sorumu sor →